Bana memleket, bana su, bana tat, bana uyku, bana rüzgar
Gibi gelen sevgilim gülüşünü küçük bir çocuktan alan
Yastıkta başını bıraktığı ize kurban olduğum eser durursun hafızamda
Ve orda hiç bir şey yok senden önceme ve sana ait olmayan
Son hayalım, ne güzel şey seni sevmek elleri küçük sevgilim
Ne güzel şey seni hatırlamak etimde soğuk kara saplı bir bıçak
Gibi değil hasret ateşiyle dövülmüş sımsıcak bir demir gibi
Ne güzel şey düşünmek seni bunca kalabalıkta
Ve bunca yorgunluklarımın İçinde
Son hasretim, sana olan hudutsuz sevdamı
Manolya kokulu başını kollarımın arasına alıp
Senin o memleket gözlerine saatlerce bakmalıyım ki anlatabileyim
Senin yanı başında ve şefkat o dolu göğsünde uyumalıyım
Çünkü ben senin her yanın çiçek açmış, yemişlerle dolu
Fidana benzeyen güzel yüzüne hasret yaşayamam
Son sözüm, keşke bu gece bi' gelincik çiçeği
Takabilseydim yakana Karadeniz bahçelerinden
En güzel bestelerimi yalnız sana söyleyebilseydim bu gece
Mehtap uyanamadan güne merhaba diyebilseydim, okyanus kalbimde