Bana memleket, bana su, bana tat, bana uyku, bana rüzgar Gibi gelen sevgilim gülüşünü küçük bir çocuktan alan Yastıkta başını bıraktığı ize kurban olduğum eser durursun hafızamda Ve orda hiç bir şey yok senden önceme ve sana ait olmayan Son hayalım, ne güzel şey seni sevmek elleri küçük sevgilim Ne güzel şey seni hatırlamak etimde soğuk kara saplı bir bıçak Gibi değil hasret ateşiyle dövülmüş sımsıcak bir demir gibi Ne güzel şey düşünmek seni bunca kalabalıkta Ve bunca yorgunluklarımın İçinde Son hasretim, sana olan hudutsuz sevdamı Manolya kokulu başını kollarımın arasına alıp Senin o memleket gözlerine saatlerce bakmalıyım ki anlatabileyim Senin yanı başında ve şefkat o dolu göğsünde uyumalıyım Çünkü ben senin her yanın çiçek açmış, yemişlerle dolu Fidana benzeyen güzel yüzüne hasret yaşayamam Son sözüm, keşke bu gece bi' gelincik çiçeği Takabilseydim yakana Karadeniz bahçelerinden En güzel bestelerimi yalnız sana söyleyebilseydim bu gece Mehtap uyanamadan güne merhaba diyebilseydim, okyanus kalbimde
··1 alıntı·
362 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.