Kadın bana çok şık bir "Hass..." çekerdi. Ağzını açmadan bakışı ile çekerdi. Ayağımın altından zeminleri çekerdi. Kendimi maydanoz, dereotu hissederdim.
İnsanoğlu, yeryüzüne ayak bastığı ilk günden beri bitmek bilmez bir 'tamamlanma' telaşı içindedir.
Kusursuz bir hayat, eksiksiz bir mutluluk, pürüzsüz bir eşya, hatasız bir insan arar dururuz.
“İşimiz yapmak, düşünmek değil. Bu işin meraklısı çok, bırakın başkaları düşünsün, boş vakti olan boş kişiler, polisiye tutkunları, feylesoflar, fen adamları, ayağı yere değmez, kafası bulut delen kim varsa."
Karşılarındaki, şilepten yağma bembeyaz üniformalarını nişanları ile birlikte tıpkı dilenci hırkası gibi sırtlarına almış kişilerden biri, hayat tokadı, dostlar kazığı, felek sillesi, infilak darbesi ve tabii, hayli düşman mermisi yediği için omuzları çökük, bıkkın görünümlü, harekattan mesul zabitti.