Tasavvuf Dünyası
Puan vermedi·277 syf.··
2025 74. kitabı
Evvela tasavvuf dünyasından bahsetmek istiyorum. Müslümanları üzen Cemel, Sıffın ve Kerbala olaylarından sonra kendini ibadete, ilme ve salih amele adayan alimler dertli topluma yardım etmek için uğramışlar. Tasavvufun doğuşunun pek çok sebebi var ama en önemli sebeplerinden biri bu. Kimi mektepli kimi alaylı neredeyse her alim tasavvuf yolunda ilerleme kaydetmiş. Bizim coğrafyamızdaki alimlerin bir çoğu sûnni mutasavvıf ve nefse, nefis terbiyesine daha olumsuz bir pencereden bakıyorlar. Geçici dünyaya hayatına meyletmemek için tabiri caizse nefsin dizginlenmesi gereken bir hayvan olduğu görüşündeler. Bir inan yedi mertebeli nefis terbiyesinden geçtikten sonra kemale eriyor. Tehvid ve ilmin dışında aklı pek ön plana almıyorlar. Bâtını tasavvufta ise tam tersi bir bakış açısı hakim. Dilerseniz bu Nâsır-ı Husrev'in eserini yorumlayarak öğrenelim. Bedenin nefse ihtiyacı olduğunu söyleyen mutasavvıf Allah'ın insana aklı bahşetmesiyle yaşam serüveni başlıyor. Buradaki akıl cevherinin görünür hale gelebilmesi için kişinin tevhidi kabul etmesi lazım. Çünkü tehditle birleşmeyen bir akıl kişiyi öte âleme taşıması için yeterli değil. Tehvid buluşan akıl daha sonra ilahi ilimlerle meşgul oldukça yani Allah'ı ve alemi o ilimlerle öğrendikçe nefsi, nefsi küll'e ulaşıyor, kemale eriyor. Tabi bu süreç uzun olduğu için ömür boyu sürüyor. Öyle ki yazar Allah'ın insana akıl cevherini bahşetmesiyle daha akli ve ulvi bir şekilde olgunlasmaşı ve ahirete göç etmesini gerektiğini vurguluyor. Merak edenlere tavsiye ederim. Lakin öncelikle yukarıda bahsettiğim tasavvuf ile ilgili detayları ve mutasavvıfların hayatlarını okuyun. Çünkü onların bakış acılarını daha iyi anlayınca ilim deryasında kaybolacaksınız. Aslında eserde çok konu var ama taktir edersiniz hepsini burada anlatmam imkânsız.
Dostlar SofrasıNasır-ı Hüsrev · Şule Yayınları · 20157 okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.