·368 syf.····Okunma: 25 Mart 2025 00:00 Selamlar. Ben kitabı beğenmedim ama okuttu da kendini. İlk kitaba nazaren daha az monolog ve daha çok diyalog okumamız kitabı daha akıcı bir hale getirmişti. Tristan’ın sonunda konuşmaya başladığı için mutluyum ama hikaye yine mantık hatalarıyla doluydu.
Morana yine anlamsız kararlar alıp başını belaya sokuyor. Tabii ki Tristan koşarak onu kurtarıyor her seferinde. Aksiyon sahneleri daha sağlam bir temele oturtulsun isterdim.
Kitapta çok gereksiz sahneler vardı. Kitap uzasın diye yazılmış gibiydiler. Biz neden Morana’nın alışveriş derdini sayfalarca okuduk, niye ormanda Dante’yi gördük, neden Morana ve Tristan’ın bize hikayeyle ilgili hiçbir bilgi vermeyen tozpembe hayallerini okuduk mesela ?
Bu kitapta da bütün bilgiler Morana’ya sunuluyor. Biraz araştır, biraz kendin ulaş, biraz o ışıltılı zekanın pırıltılarını görelim güzel kızım. Yazar bilgilerin Morana’ya ulaşmasına nispeten mantıklı bir neden yazmış ama keşke çok zeki Morana’mız kendisi de bir şeylere ulaşabilseydi.
Kitapta Morana’ya bilgi aktarımı yapan anonim iki kişi var. Birinin kim olduğunu kitabın sonunda öğreniyoruz zaten ama diğerinin kim olduğunu öğrenmek için Morana hiçbir şey yapmıyor. Hem bu insanlarla ilgili bilgiyi Tristan’a çok geç veriyor hem de onları bulmak için hiçbir çaba harcamıyor. Morana’nın güvenlik sistemlerine girip kamera kayıtlarına ulaşabildiğini biliyoruz. Buna rağmen Morana hem havaalanında hem partide hem de dışarı çıktığında yanına gelen adamın kim olduğunu bulmaya çalışmıyor. ‘Vay efendim ortak çıkarımız var bu yüzden sana yardım edeceğim.’ diyen adama körü körüne güveniyor. En azından bir araştırmaya çalışsaydı da kamera kayıtları silinmiş olsaydı bu eleştiriyi yapmazdım ama yazar kitapta bu boşluğu bırakmayı seçmiş. Mafya dünyasında kendini ‘Bir arkadaş’ olarak tanımlayan birine öylece güvenmeyi seçmesi inanılmaz mantıksızdı.
Kitabın sonunda Azrail, Morana’yla daha erken buluşup daha uzun süre konuşabilirlerdi ama yazar bu konuşmayı iki ara bir dereye sıkıştırıp Morana’nın ve tabii ki bizim kafamızda bir sürü soru işareti bırakmayı seçmiş. Gereksiz bir merak unsuru bana göre. Yine aynı sahnenin devamında Azrail’in Tristan’a verdiği mektubun içeriğini ve Tristan’a söylediklerini öğrenemiyoruz. Morana’nın en azından sorması gerekirdi. Tristan’ın mektubu almasını okuyoruz ama öylece kalıyor. Yazarın bu konuşmayı en azından üçüncü kitaba bırakmış olmasını umuyorum. Yoksa bu sahneyi niye okuduk yani ?
Yine kitabın sonunda Morana’nın kaçırılan çocuklarla ilgili bilgi alabileceği tek kişiyi öldürmesi saçmalıktı. Ay canım Tristan’ın kardeşini mi kaçırmış, kıyamam. Peki onu öldürdüğüne göre kimden bilgi almayı planlıyorsun geri zekalı ?
Morana ve Tristan’ın ilişkisinin gelişimi okumak keyifliydi. Tristan’ın kırılgan ve şefkatli tarafını okumak hoşuma gitti. Zaten bu ikisinin sarılma sahneleri taşıdı kitabı bence. Yoksa bana sorarsanız ilk kitap kadar kötüydü benim için.
Tristan yeter artık yumurta çırpma.
Yani özetle ben ikinci kitabı da beğenmedim aslında ama ilk kitaptan biraz daha iyiydi açıkçası.
Sevgilerle <3