Serinin ilk kitabına bayılan biri olaraktan ne yazık ki bu kitaptan beklediğim keyfi alamadım.
Kitaptaki elli tekrardan da anladığımız üzere kız yüksek iq lu ve yazara göre de bu fazla iç düşünce tekrarı okumamıza neden oluyor ama bu da bir yerden sonra fena sıkıcı olmaya başlıyor. Ayrıca bir kitapta "viski ve günah" tabirini kaç kere kullabilirsin ki bunun bir üst limiti olması gerekmiyormu, bence gerekiyor misal üç kere hadi salağız anlamıyoruz beş kere olsun ama dur arkadaşım ya bi noktada dur artık, hatta lütfen dur artık. İçim şişti, gözlerim devrilmekten devrolundu.:))
Son düzlükte de herşey hemencecik olup hemencecikte bitiverdi. Senelerin koca mafya babaları tık diye, şıp diye, hoppp diye, falan filan bilemedim yaniiii....
İçime o kadar işleyemeyen ama yinede Tristanın hatırına gideri olan enteresan bir ikinci kitaptı diyebilirim. Eh işte sevdim, eh işte beğendim.
Danteyle Amaranın hikayesini çok merak ediyorum ama yazar yine canımı sıkarsa diye de kitaba elim pek gitmek istemiyor. O zaman hadi hayırlısı bakalım.....