Mahşer , post-apokaliptik yani kıyamet sonrası bir fantazya romanı olarak yazılmış. Kitap, Kaptan Trips ya da Süper Grip denilen salgının ABD de yayılıp nüfusun %99’unu öldürmesi ile başlıyor. Bu kitabı corona virüs salgınında okusaydım tahminim ödüm bokuma karışırdı çünkü mesleğim hemşirelik. Covid ilk yayılmaya başladığında onu çok ciddi ve ölümcül bir hastalık olarak görüyorduk. Salgın sırasında meslektaşlarımın ve arkadaşlarımın ailelerinden ölenler olmuştu. Salgın ülkemize ilk geldiğinde hastanelerde çok korkunç şartlarda çalışmıştık. Bu sebeple salgının yayıldığı ilk kısmı büyük bir dehşetle okudum. Karakterlerin fazlalığı başta kafamı çok karıştırsa da daha sonra önemli karakterler kendini belli etti ve onlara odaklandım. Larry karakteri bence harikaydı sadece onun hayat hikayesinin anlatıldığı uzun bir hikayeyi büyük bir hevesle okuyabilirim ayrıca Fran karakterini de çok sevdim.
Sonra kitabın ikinci kısmı diyebileceğimiz fantastik, mistik, alegorik kısmı başlıyor. Bence yazar Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt) kitabından oldukça etkilenmiş ve kitaptan pek çok referans vermiş. Aynı zamanda Tevrat’tan ve İncil’den pek çok referans ve gönderme var.
Abagail Ana Hz Musa, Hz. İsa ve Gandalf’ın bir karışımı gibi. İyi tarafın ruhani lideri. Tanrı’nın seçilmişi, halkını vadedilmiş topraklara götürüyor.
Diğer tarafta Randall Flagg var. O da bir çeşit şeytan ya da Sauron diyebiliriz. Aslında hepsine kötü diyemeyeceğimiz ama aralarında kötüler de olan insanların lideri.
Kitapta sadece bu iki grubun neden birbiri ile savaşmak zorunda olduğu kısmını kavrayamadım. Neden savaşmak zorundalar ? Flagg neden onları yok etmek istiyor. Bence bu kısım sağlam bir temele bina edilememişti. Tek mantıklı amaç Flagg kötülük yapmak istiyor ya da kendisi için bir köleler ordusu istiyor olabilir. Ya da yazar demokrasi ile diktatörlüğün savaşını mı anlatmak istemiş ? Gerçekten o kısımları uzun uzun düşündüm ama sanırım cevap oldukça basit. Yazar ABD de geçen bir Yüzüklerin Efendisi yazmak istedi yani beyaz ile siyahın, iyi ile kötünün savaşını.
Son kısım da savaş ve neticesi anlatılıyor. Spoiler vermemek için ayrıntıya girmek istemiyorum. Kafamda pek çok soru işareti bıraksa da beni tatmin etti. Yazar silahların, bombaların, biyolojik salgınların oynanmaması gereken oyuncaklar olduğu dersini güzel veriyor. Aynı zamanda karakter gelişimleri mükemmele yakındı ki bir kitapta en önemli konulardan biri budur.
Kalınlığından korkmadan okunması gereken bir kitap. Ben okurken pek çok duygu hissettim. Kesinlikle şans verin. Hoşçakalın .