İstanbul'daki evimden, karımdan ürktüm.
Kurtulmak, yaşamak için Alman kadını kesin bir ilaç, bir dermandı. Bir ölümsüzlük suyuydu. Tekrar evlenmeye karar verince, kız bulmak uzun sürmedi. Arkadaşımın dostlarından birinin akrabası olan şimdiki karımı bir pazar bana tanıttılar. Pek hoşuma gitti. Babası iki sene evvel ölmüş bir mühendisti, nişanlandık. Kızın küçük bir cehizi vardı, nikahlandık. Size yemin ederim ki resmi evrak ücretinden başka on para masrafım olmadı.
Balayı yapar gibi İstanbul yolunu tuttuk. Karım, birinci sınıf yolcuları arasında seyahat etmemize razı olmadı. Aldığımızı, gazetenin parasına varıncaya kadar bir deftere yazmaya başladı. Para kazanmak erkeğin, kazanılan paranın satın alma gücünü artırmak da kadının vazifesidir, diyordu.Perili KöşkÖmer Seyfettin