Merhaba sevgili Opiaalar okuyucuları!
Bugün sizlerle düşünmenin, bildiğiniz ahlak, etik, hayat gayesi ve insan olmak gibi kavramlarla ilişkisini ele alacağız. Dünyaya ve özümüze dair ne varsa, düşüncelerimiz bizi nasıl bir sınıra, mutluluğa ya da mutsuzluğa sürüklüyor? İşte, bu konular üzerine bir kitap incelemesiyle sizlerleyim.
Kitabımız, üç arkadaş—Sen, Selim, Erdem ve Nazım—etrafında şekillenen bir hikâyeyi anlatıyor. Her biri farklı bir şeyden yakınıyor: biri aileden, biri işten, biri hayattan... Ve böylece sorgulama başlıyor. Kitabın dili ne çok kolay ne de akıcı bir anlatıma sahip; içinde felsefi derinlikler barındırıyor ve zaman zaman büyük düşünürlerden alıntılarla akışını sürdürüyor.
Bu kitap, kalıplaşmış düşünceleri sorgulamamızı istiyor. Popüler kültürü, iş hayatını, gelenekleri ve bize dayatılan sözde normları eleştirerek okuyucuya yeni bir bakış açısı kazandırmayı amaçlıyor. Geniş hacimli, kalın bir kitap olmasına rağmen, içeriği sizi düşünmeye sevk edecek kadar çarpıcı.
Kitabın son sözleri ise şöyle:
"Kurtulmak için çalışacağım. Eğer başaramazsam, bu düşünceden nasıl kurtulduğuna dair senden yardım isteyeceğim. Biliyorum, sen de Erdem ve benim gibiydin. Üzerine düşen bir görev varsa, yap."
Felsefeyi seven ve uyanışa hazır olan dostlarıma bu kitabı tavsiye ederim!