Bolca hayal kırıklığı...
Nisan ayı okumalarıma bu kitapla başladım ve hakkında pek fazla paylaşım, yorum ya da iceleme görmeyince fikrimi beyan etmem kaçınılmaz oldu.
Kitaba başlarken Grinin Elli Tonu ya da 365 Gün gibi bir kurgu bekliyorsunuz ama alakası yok. Duygudan yoksun, smut sahnelerin bile tam anlamıyla yansıtılmadığı bir kitaptı. Açık ilişki ya da paylaşım temalarını yayınevleri bize pek çok kez sunmuş olsa da bu kitabın okuduklarım arasında -şu an için- zirve olduğunu düşünüyorum. Hatta Çifte Vuruş bile bu kitabın yanında masum kalıyor.
Baş kadın karakterimiz Jud, kendini keşfediyor. Eric ise ondan hoşlanıyor ve istediği her şeyi ona sunmak istiyor; aşk dışında. Zaten kitabın adı da ikili arasında bir mottoya dönüşüyor. Jud uç bir zevk anlayışına sahip olduğunu düşüneceği anlar yaşıyor Eric sayesinde. Eric de Jud'u herkesle paylaşmaktan geri durmayarak sözde istediği her şeyi veriyor ona.
Kitapta cevaplanmayan çok soru var; Eric'in neden böyle bir yola saptığı gibi. Jud'un belli başlı eğilimleri olsa da onu bu bambaşka dünya için manipüle eden de yine Eric bence ama okurlar bu noktada ikiye ayrılabilir tabii.
Ne diyebilirim ki? Sevmedim. Eksik bir kitaptı. Eğer merak ediyorsanız filmini izleyin, kitapla vakit kaybetmeyin derim.