Puan vermedi·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Nisan 2025 00:29 Masallar başlarda şimdiki gibi çocuklar için değil yetişkinler içindi. Günümüzde bile birçok masalın çocuklara uygun olmadığını görüyoruz.
Masalların anavatanı ise Hindistan'dır; Binbir Gece Masallarından Grimm Kardeşlere kadar dünyanın her yerindeki masallara ilham verdiğini ve etkilediğini görmekteyiz.
Binbir Gece masallarına abla; Yüzbir Gece Masallarına da küçük kız kardeş denmektedir. İlk kez Endülüs'te bulunan el yazmalarıyla ortaya çıkan Yüzbir Gece Masalları çok daha eskidir ve çerçeve öykü de dahil olmakla bütün öyküler apayrı bambaşka hikayelerdir.
Hindistan ve İran'dan kalkıp, Çiçekler Ülkesi ile Barbarlar Vadisi'nden
geçerek Kuzey Afrika'ya ve Endülüs'e nasıl varılıyor? Nerelerde yakalıyoruz
kurnaz evli kadınları tutkulu aşıklarıyla sevişirken? Bunların yanı sıra ağzından ateş püskürten ejderhalara ve saldırgan Amazonlar'ın cengaverlerle
dövüşmelerine nerede rastlıyoruz? Kayravanlı tüccarlar ile Kafuru Adası
yamyamlarını bir araya getiren nedir? Leonardo da Vinci'den yüzyıllar önce
kalkış ve iniş kolları olan bir uçuş aletini ve herhalde dünya edebiyatının en
eski hareket algılayıcısı tılsım düzeneğini bize betimleyen kim?
İşte, Ortaçağ'ın Arapça hikaye derlemesi Yüzbir Gece, rengarenk pırıltılı konuları, birbirinden son derece farklı motifleri, kahramanları ve mekanları bize
insanı büyüleyici bir demet halinde sunuyor. Her bir hikaye zaten kendi içinde
yeterince heyecanlı. Ama Yüzbir Gece hikayeleri toplu olarak ele alınınca görkemli bir hikaye hazinesi oluşturuyor; sanatsal etkisini ve tazeliğini bugüne
kadar korumuş olan hikayelerde olayların geçtiği yerler ve hikayelerin aktarılırken geçtiği yollar, o zamanlar bilinen dünyanın neredeyse tümünü kapsıyor.
Yüzbir Gece, Binbir Gece'nin ne bir önceki basamağı, ne de kısaltılmış şeklidir.
Her iki derleme de kendi başlarına birer yapıttır ve birbirlerinden bağımsız
aktarılmışlardır. Yine de aralarında o kadar sıkı bağlar var ki, onları iki "kız
kardeş" olarak tanımlayabiliriz.
Her iki yapıtın ortak yanı, her şeyden önce temel kompozisyon olarak çerçeve hikayesi ve bu çerçeveye alınmış olan hikayelerin vezir kızı Şehrazat'ın ağzından anlatılmasıdır. Ancak farklılıklar da hemen çerçeve hikayesinde başlıyor.
Binbir Gece'de iki farklı krallıkta hüküm süren iki kardeş uzun bir ayrılıktan
sonra bir buluşma düzenliyorlar; bu vesileyle karılarının kendilerini aldattıkları çıkıyor ortaya. Yüzbir Gece'de ise her iki kahramanın karşılaşması bir güzellik
yarışması nedeniyle oluyor. Anlatı sanatı açısından çözümlendiğinde Yüzbir
Gece'deki güzellik yarışması ya da "ayna, ayna, söyle bana" motifi, daha çok
planlı olarak kurgulanmış izlenimi bırakan iki erkek kardeşin buluşmasından
daha güçlü bir motivasyon. Bu nedenle Yüzbir Gece'nin çerçeve hikayesi daha
öncel kökenli olarak görülebilir. Üstelik Binbir Gece, çerçeve hikayesini eski Hint
geleneğinden birçok mesel ile genişletmiştir. Buradan da daha yalın olanın daha
eski olduğu sonucu çıkarılabilir. Yani, Yüzbir Gece'nin çerçeve hikayesi Binbir
Gece'nin çerçeve hikayesinden çok belirgin şekilde ayrılıyor.
Yüzbir Gece'de alıntılanan şiirlerden ikisi Binbir Gece'de de var. Bu tür yakınlıklar alıntı yapmaya bayılan Arap edebiyatı için hiç de olağandışı sayılmaz.
Buna karşılık iki yapıt arasında doğrudan köprü kuran (her ne kadar birbirinden açıkça ayrılan çeşitlemeler olsa da) ve ikisinde de anlatılan iki hikaye var:
"Kralın Oğlu ile Yedi Vezirin Hikayesi" ve "Abanoz Atın Hikayesi."
Keyifli Okumalar...