Fakülteden beri bir kitaba başlayıp da bitmeden bırakamadığım olmamıştı, çok iyi geldi. Hüp diye içine çeken şey kesinlikle Habibe Çıkılıoğlu'nun Türkçeleştirmesidir. Çeviri kitaplarda konuya, karaktere ya da önermeye ne kadar bağlanacağımız sadece kimin çevirdiğine göre belirlenir fikrimce ve Angela bizimle Jules olarak Sayın Çıkılıoğlu sayesinde gümbür gümbür anlatabildi hikayesini. Bir aşığın, sevdiğinin dokunuşunu size okuduğunuz cümlede hissettirebilmesi ve bunu sayfalarca yapabilmesi gerçekten büyülü bir şey. İki kadının birbirini sevmesi ya da iki adamın birbirini sevmesi aslında bir ruhun başka bir ruhu sevmesidir penceresinden o kadar tarafsız ama anlaşılır ve naif anlatılmış ki sabaha karşı uyumaya değer. Kim sever ? Bilim kurgunun macerasını distopyada görmeyi seven ve her açıdan; nasıl olurdu acaba, sorularına cevap arayanlar, sever.