Puan vermedi·405 syf.····Okunma: 04 Nisan 2025 08:00 Kitap gereksiz detaylara girdiği için okuyucuyu biraz sıkıyor. Tabiri caizse adı bulunabilmiş tüm ölülerin isimleri ve öldürülüş şekline kadar girilmiş. Gelgelelim yazar durmaksızın "alanımız yettikçe" veya "aktarabildiğimiz kadarıyla" gibi tabirler kullanarak detaya girmiyormuşçasına bir endam takınmış. Belki de adı sayılmayan köy ve kasabalar vardır, bilemiyorum...
Kitabın yazılış maksadı temelde kurulan Türk-Yunan dostluğuna tariz ve Türk tarafının pek alicenap(?) bir tavır takınarak sürekli affeden tarafta yer almasına eleştiri olarak karşımıza çıkıyor. Sürekli olarak gerek gökalpten gerek Süleyman Nazif'ten gerek Yahya kemal'den intikamı vaaz eden alıntılar yapmış. Eserin yazıldığı devir katliamlara daha yakın olduğundan ve aşağı yukarı kıbrıs olaylarına denk geldiğinden yazarda Rumların hâlâ affedilip duruyor olmasına karşı bir şiddet okunuyor. Bununla birlikte bu bölgelerde Türklerin çoğunlukta olduğu, nufüsun peyderpey (katliam, ırza tecavüz, sürgün, korkutma, yakıp yıkma, soygun gibi usullerle) azaltılmaya çaşılarak elimizden çıkarıldığı, bu saldırılara sessiz kalınmaması, bu bölgelerde hak iddia edilmesi gerektiği vurgusu hakim. Lozan'da savaş tazminatı bile alınmadığı vurgulanarak "ordumuz Yunan ordusunu kovalarken masada bulunup da o masadan mağlup ayrılmak, ancak politika bilmeyen ismet Paşa'ya yakışırdı" diyor ve devir siyasetçilerini eleştirmek yoluna da ucundan da olsa gidiyor.
Kitap milliyetçiliğin değerini de aslında bir takım olaylarda vurgulamayı ihmal etmemiş. Bazı hatıralar yerli Rumlara ait ve anlatıldığına göre bu rumlar "Türk dostu birer Rum" sıfatında olmalarına karşın ilk başta kendilerini dost bilen Türklerin evlerini basıp gözleri önünde kızlarının ırzına geçiyorlar... Bunları da belirterek ekleniyor: "Af ancak hatasından dönene gerekir, dünkü Yunan hâlâ aynı Yunandır, işte Kıbrıs!"
Katliamların spesifik olarak ele alınması ve fotoğraflarla tasdiki, gerek İngiliz gerek Fransız subayların hatıratlarına yazdıklarıyla desteklenmesi, meşhur amiral Bristol raporunun yer almasıyla her ne kadar tüm teferruatlar akılda kalamayacak olsa da, güzel nüansların sunulduğu bir eser.