İki Hamlede Zafer 'i William Faulkner ’a başlama kitabı olarak seçtim. Bunun sebebi William Faulkner gibi zor bir yazarın kitaplarına bodoslama dalmaktanda ilk olarak öyküleri ile başlamayı uygun buldum. Ancak bu öyküler de öyle kolay okunabilen öyküler değil. Yazarın kafa yoran üslubu bu öykülerde kendini belli etmekte.
Kitapta 6 öykü var. Kitaba adını veren İki Hamlede Zafer en uzun olan öykü. Öyküden çok bir novella diyebilirim bu öykü için. Diğerleri ise 15-20 sayfalık hikayeler. Hepsinin merkezinde ise aynı isim var: Gavin Stevens. Kendisi bir savcı ve olayları çözerken zaman zaman bir psikolog bazen bir sosyolog gibi davranıyor.
Bu öykülerin detayına girmeden önce öykülerin geçtiği yerden biraz bahsetmem gerekiyor. Tüm öyküler William Faulkner ’ın Missisipi’den etkilenerek kendi kafasında kurduğu Yoknapatawpha adlı bir bölgede geçmekte. Bu yer Amerika’nın güneyindedir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Amerika’nın geri kalan kısmına göre daha geri kalmış bir bölgedir. Ayrıca Amerikan İç Savaşı’nda kaybeden taraftadır. Bu iç savaş her yerde kölelik meselesi yüzünden çıktığı yazılsa da esas sebebi sanayi ile tarım ekonomileri arasında işçilik ücretlerinin artışından kaynaklanan sürtüşmedir. Kuzey sanayileşmiş ve işgücü olarak işçi sınıfını kullanırken, Güney’in ekonomisi tarıma dayalı ve işgücü olarak siyahi köleler kullanılmaktadır. Bu durum Kuzey’deki işgücü maliyetlerinin artmasına sebep olmuş durumu eşitlemek için de köleliğin kaldırılması şart olmuştur. Kuşkusuz Güney’in toprak ağaları için bu kabul edilebilecek bir şey değildir. Parlamentonun köleliğin kaldırılmasını onaylaması savaşın fitilini ateşlemiştir.
Kuşkusuz William Faulkner bu savaşı yaşamadı. Kendisi savaşın bitmesinden 32 yıl sonra dünyaya gelmiştir. Ancak savaş sonrası oluşan durumu yaşamış ve gözlemlemiştir. Güneyliler savaşı kaybedip Konfederasyon