·124 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Nisan 2025 22:19 Kızları Julie’yi okutmak için bütün varlığını harcayan Depres ailesi,Paris’te bir binanın çatı katında(mansard) fakirlik içerisinde yaşamaktadır. Öyle acınacak haldedirler ki yiyecek kuru bir ekmekleri dahi kalmamıştır. Yakacak kömür bulamazlar da sandalyeyi,sandığı parçalayıp yakarak ısınmaya çalışırlar.
Julie’nin annesi Polini Depres kızlarını okutup beş parasız kaldıkları için pişmanlık duysa da demircilik yapan baba Jean Depres,bir gün diploma için harcadıkları paranın kat kat fazlasını kazanacaklarını ümit etmektedir. Ne var ki Julie Depres’in diploması da bir işe yaramamaktadır. Zira başvurduğu hiçbir kurumdan olumlu yanıt alamaz.
Fakirlik,açlık artık son haddine varmıştır. Nihayet Julie iş bulmak umuduyla sokakları dolaşırken bir cenaze alayından düşen bir demet çiçeğe rastlar. Bu buketteki çiçekleri tek tek süsleyip paketleyerek satmayı düşünür. Bunu yaparken de çiçeklerin içlerine en güzel şiirlerden mısralar ekler. Paris’in kibar çevresi bu çiçekçi kızın çiçeklerine çok rağbet eder. Şiirli çiçekleri satın almak moda haline gelir. Zamanla okuduğu ve çiçeklere iliştirdiği şiirler sayesinde tanınır;en ünlü tiyatrolarda şiir konferansları verir,tiyatroda çalışanlara hocalık yapar.Julie,çiçekçilikle başladığı bu işten akıl almayacak bir para kazanıp ailesini rahat bir yaşama kavuşturur.
Ahmet Mithat Efendi,kızların her şartta -çiçekçi bile olsalar- okutulması gerektiğine,milletlerin ancak böyle gelişip ilerleyebileceklerine inanmaktadır.
Eserin dilinde sadeleştirme yapılmadığı için dönemin (19.yy.) edebi diline hakim olmayan okuyucuların yanlarında bir lugat bulundurmalarını tavsiye ederim.