Gönderi

Puan vermedi·376 syf.··
2025 5. kitabı
SPOILER İÇERİR. Bu kitabı nasıl tarif etmeliyim bilmiyorum. Vakit geçirmek için okunabilir mi? Yetişkin veya aklıbaşında bir gençseniz evet. Sürükleyici mi? Kısmen. Merak uyandıran yanları, ters köşeleri var mı? Evet. Ama edebi bir değeri olan veya güzel denebilecek bir eser mi? Kesinlikle hayır. Yazarın yaşını daha küçük sanıyordum ama 98'liymiş, o yüzden incelemeyi yazarken çok da nahif davranmayı gerekli görmüyorum. Yine de umarım şevki kırılmaz. Eleştirilebilecek çok yanı var ama ben tamamından değil, sadece bir kısmından bahsedeceğim. * Dili çok zayıf. Cümleler kulak tırmalıyor. Birçoğu eğreti ve gerçekdışı, kulağa hiç doğal gelmiyor. Hem anlatım kısımları hem de diyaloglar için geçerli bu. Daha minik örneklere değinecek olursak: yüz veya surat yerine çehre denmesi çok zorlama mesela, tam bi wattpad geleneği, cringe olup durdum okurken. (Yazının sonuna doğru "canımsın" sahnesi geldi aklıma aniden. Tek kelimeyle rezalet, saçmalığın daniskası. O kadar anlamsız ve gerçekleşmesi hiçbir kurgu evrende bile mümkün olmayan bi kısımdı ki deliricem şimdi yani ewfjkhwkej) * Karakterler yeterince derinlikli değil. Sözde hepsinin bi geçmiş hikayesi var ama kişilikleri çok sallantıda. Kitabın ortalarına kadar kafanızda oturmuyor kim kimdi diye. Defne'ye iyi davranan kimdi, gevşek olan Barış mıydı Koray mıydı, öldürmeye çalışan hangisiydi... Ege ve bi kişi daha zaten uzunca bi süre hiç anılmıyor, figüran gibiler falan. Çok silik yani. Tamam yazar belli başlı kişilere odaklanıp onları ön planda tutmuş olabilir anlıyorum ama onlar da yeterince ayakları yere basan, net şekilde tarif edilemiyor malesef. * Hikaye birçok tutarsızlık barındırıyor. (Kitabın evrenini kabul edip ona göre değerlendirdiğimiz ve birçok mantıksızlığa zaten kılıf uydurduğumuz halde.) Öncelikle, hepimizin beklediği üzere Asır Defne'ye aşık oluyor güya ama o süreçte ne bi zaaf, ne bi kıskançlık görmüyoruz. Böyle psikolojisi bozuk karakterlerdeki en yaygın şeydir normalde. Aşırı sahiplenip karşı koyamama durumları. Sadece yazarın ağzından veriliyor bunlar birkaç kez, "bana inan değişeyim" zırvasına kadar kademe kademe verilmeliydi bunlar. Anıl kızın üstüne titriyor mesela, can ciğer olmuşlar bi için gitsin, ya da biri hayvanlık yapınca daha sert tepkiler ver müsade etme. Gözünün önünde neler oluyo umrunda değil. Umrundaysa da bizim haberimiz yok. Belki onun bakış açısından kısımlar da yazılsa hoş olabilirdi. Kafasından geçenleri biraz okumak isterdim. Bi diğer tutarsızlık, sana rızan olmadan dokunacak kadar şerefsiz değilim diyip sayısız kez rızası olmadan dokunması, tacize varan hareketlerde bulunması.. Bravo kanka. Bence yazar bu konularda çok gitgel yaşamış. Kitabın tamamına hakim olan bi açıklama çabası var. "Suçlular öldürülmemeli adalete teslim edilmeli", "Böyle birini sevemem, tedavi olup iyileşmesi gerek" gibi fikirler sık vurgulanıyor. Kısacası toplum ve genel etik tarafından makul/doğru kabul edilebilecek şeyler kalkan olarak kullanılmış. Yazar bize "bakın bunlar yaşanıyor ama ben bunları savunmuyorum, olması gerekenin ne olduğunu da biliyorum" diyor. Zaten kitaptaki teşekkür kısmında da "kötüleri anlattığını" bilerek okuyan kişilere hitap ediyor. Bu konularda çok eleştiri aldığı açık. * Saçmalık olarak gördüğüm şeyleri anlatacağım biraz da. 1) Defne'nin ara sıra evdekilerle şakalaşması. Dude?? Zaman geçtikçe ister istemez yaşadığı koşullara ADAPTE olmasını anlayabilirim, insan doğası bu, bilimsel gerçek. Mesela yemek yesin, duş alsın, tek tük konuşsun da, hepsi tamam. Ama sözde hayatını mahveden, ona işkence eden, onu bu cehenneme mecbur bırakan, hapis tutan, katile çevirmeye çalışan, neredeyse delirmesine sebep olacak insanlarla arkadaş gibi şakalaşmak ne alaka? Yine de "neyse kızın yaşadıkları yüzünden psikolojisi bozuk, dengeleri iyice şaştı" diyip geçmeye çalıştım sürekli. 2) Katillerle ilgili ödevden bin kez bahsedilip asla bi yere bağlanmaması. Çok merak etmiştim, umutlanmıştım altından cazip bir şey çıkacak diye. En aklıma yatan teori de şeydi mesela, Defne de aslında katil ruhlu biri, araştırarak da kendini tatmin ediyor veya uygun şartlar oluştuğunda dönüşeceği kişiye hazırlık yapıyor?? gibi muhabbetler işte. Çünkü bize bu ima edildi aslında ama sonra git yok babası Asır'ın kardeşini öldürmüş de ondan seçilmiş aslında. NE ALAKA? Kitabın sonunda da Defne cinayete mecbur kaldığı halde yine bi haz yaşamadı, dönüşüm geçirmedi, gayet üzüldü zorlandı vs vs. Gerçekten bu konu serinin devamında bi yere bağlanıyodur umarım. Yoksa kafamdaki "bunlar aslında çoklu bi evrendeler/reenkarne oldular ve başka bi hayatta katil ruhlardı, eninde sonunda bir araya gelip doğalarını yaşamak zorundalar" fantastik senaryosu daha mantıklı gelecek bana.. 3) Kor*y malının dil çıkarma ergenliği.. Yani bu insanlar kaç yaşında bilmiyorum ama hikayeye o kadar oturmayan ve tekrarlanan bi detaydı ki bu. Hatta bi kere çok saçma bi anda Defne de yaptı bunu, delirdim. Hiç öyle bi pozisyon değildi yani. Göz devirmek falan tamam, kabul edilebilir ve yaşanabilir bi tepki şekli gayet ama dil.. No.. 4) Arabalı kadın sahnesinde bunlar sevgili rolü yaparken Defne'nin Asır'ı öpmesi LÜZUMSUZLUĞU. NE ALAKA KANKA NE ALAKA ŞİMDİ NİYE NE ALAKAAA. Hani duygularının esiri olup karşı koyamadığı bi an da değil ya çünkü. Kaçıp kurtulma ihtimali varken hayalleri suya düştü falan ya, aşırı umutsuz ve mutsuz ya hani o an??? Neyse sakinim. 5) Defne'nin Asır'a mal mal itiraflarda bulunması. Yok bilmem neye dönüşmekten ölesiye korkuyorum. Yok keşke başka bi evrende en güzel halinle falan jkdahedkje. Ya sabır yani gerçekten. * Başka konulara geçelim. Gamzeli katil hitabı, dudakları tek çizgi haline geldi, gözleri şöyle karardı gibi betimlemelerin sıklığı fazlaydı, boğdu ve rahatsız etti. * Romance ayağı güzel işlenmemiş kitapta. Duyguların oluşum ve gelişim süreçleri başarılı yansıtılmıyor. Nem nitelik hem de nicelik olarak daha "çok" olabilirdi bir şeyler. Biraz da güzel şeyler diyip yavaştan bitireyim.. Kitap yer yer güldürüyor. Tabi ortada kasıtlı bir mizah mı var yoksa ben mi sahneleri komik buldum orasını bilemiyorum ama yine de bi artı bu. Sağlam şaşırdığım anlar da oldu, bu da okuma deneyiminize olumlu etki edecek bir şey bence. Sonuç olarak, akıcı denebilecek bir kitap 17 Numara. Devamını da merak ettiriyor yalan yok ama okuyup okumama konusunda kararsızım. Önceliği başka kitaplara verebilirim gibi. Şimdilik bu kadar. Çok dağınık ve dil kurallarını pek sallamayan bi yazı oldu farkındayım. Umrumda değil çünkü içimi dökmek istedim sadece.. Öyle işte.
17 Numara - KatliamFatma Şamata · Artemis Milenyum · 20232,343 okunma
·
144 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.