PDF olarak okuyup "Keşke satın alsaydım." dediğim kitaplardandı. Asır'ın kardeşinin intikamını alma isteği, Defne'nin sakladığı sırlar, Akın'ın sevilme takıntısı, Koray'ın yalnızlığı, Anıl'ın abiliği, Ali'nin Defne'ye olan takıntısı, ölmüş duygular ve bolca kan...
Papatya tarlalarını kırmızıya boyayarak, sevdiğimiz kişiyi üç deyince vurarak, katliam çetesinden kendimize dostlar bularak, mezarımıza çiçek bırakılmayarak bitirdiğim bu seri hayatım boyunca unutamayacağım ve aslında örnek alacağım kitaplardan birisi oldu. Duyguların öldüğünü görerek bunu yazmaya başladım, insanın geçmişinin geleceğini belirlediğini okuyarak bununla ilgili konuşma yapmaya karar verdim. Ama hepsinden önemlisi, otobüsle gece yolculuğu yaparken 17 numaralı koltuğa oturmamayı öğrendim...
Herkesin psikopat dediği karakteri hepsinden çok sevdim, suçlu görülen kişiyi haklı buldum. Öldüğü için ağlanan kişi için "Ölmesi gerekiyordu." dedim.
Bu kitap benim hayatımın merkezine oturdu. Anlatımıyla, kurgusuyla herkese önerdiğim bir kitap oldu.