Liseye başladığımda dersime giren edebiyat öğretmenimiz Osman Hocamın ilk ezberlettiği şiirdi "Yaş Otuz Beş". Her ölüm konusu açıldığında bu şiirden bahsederdi.
"Bir namazlık saltanatın olacak
Taht misali o musalla taşında." derken arkasından eklerdi: "35'i ömrünün yarısı saymış şair, 70 yaşına kadar yaşayacağını düşünmüş. 46 yaşında vefat etmiş." diye.
Bize ölümü korkulacak bir olgu gibi değil her an gelebilecek bir gerçek olarak anlatırdı. Hayata ne kadar sıcak bakıyorsa ölümü de o kadar normal karşılıyordu.
Okuduğum okulda mezuniyet törenleri okulda yapar. Bizim 9. sınıf olduğumuz dönemki mezuniyette Anadolu Mektebi Okumalarında olan birkaç arkadaş ve Osman Hocamla resim çekinmiştik. O zaman bize şöyle demişti: "Siz mezun olana kadar her sene fotoğraf çekinelim, siz büyürsünüz benim de beyazlar artar." 11. sınıftayken bitti bu yolculuk. Hep hatırlattığı gibi ölüm ona aniden geldi. 40 yaşındayken kaybettik Osman hocamızı. Seneye liseden mezun olma sırası bize gelmiş olacak ama o adam artık olmayacak. Şiirler, öyküler, anılar anlatan Osman hocamı tekrar yâd ediyorum. Mekanı cennet olsun🥀🤍
15.02.2026 ∞