Bilimin ilerlemesini bu ilerleme ile birlikte Batı ülkelerindeki dine yaklaşımın analiz edip oradaki istatistiklerden yola çıkarak gelecekte dinin ;inkar ,kayıtsızlık, dinsizli dini , bilime tapmanın neredeyse din haline geldiğini istatistiklerle değişik yayıncılardan alıntılarla ortaya koyan bir kitap.
Özellikle 90'lı yıllarda ülkemizde de dine yönelişin revaçta olduğunu ifade etmektedir.
Ülkemizdeki insanların özellikle son yıllarda sekülerleştiği bir gerçektir. Ancak din diye hurafelerin batıl inançlarının uydurma hezeyanların din olmadığı bunların bilimin ve gerçek dini kaynaklara göre değerlendirildiğinde değersiz şeyler oldukları son yıllarda daha ortaya çıkmaktadır.
Bilim hakikaten baş döndürücü bir hızla ilerlemektedir. Bu bilimdeki ortaya çıkarılan gerçekler buluşlar kainatta var olan sanat eserlerinin , yüce yaratıcının sanatının ortaya çıkması olarak görmemizde hiçbir sakınca yoktur.
Dindar geçinen veyahutta dinden geçinen şarlatanların yobazların bağnazların değil son ilahi kelam olan kur'an-ı Kerim'in müsvet ilim erbabınca ortaya koyduğu gerçeklerle ortaya çıkan bilimin ilerlemesinin hiçbir çatışması olmamıştır olmayacaktır da.
Bilimle din tango dansı gibi bazen birbirlerini iter bazen sarmaş dolaş olurlar ama birlikte insanlığa yol gösterirler.
Bilimin vicdandan ahlaktan erdem'den... Kısacası norm değerlerden uzak ilerlemesi insanlara insanlığa mutluluk değil Savaş sömürü zulüm ve mutsuzluk getirmektedir.
Bilimin bu kadar ilerlemesine rağmen dünyanın Ateş çemberi içerisinde olması güç sahibi egemenlerin mazlum ve mağdurları ezmesi bunun temel kanıtıdır.
İnsanlık tarihi boyunca bilimin böyle zirvelere çıktığı ancak insaf'tan İran'dan vicdandan ahlaktan uzak zulümlere sebep olduğu için tufanlarla yok oldukları bir tarihi gerçektir.
İnsanlık bu bilim çağı dediğimiz çağda da eğer ahlakla vicdanla dinle adaletle buluşup insanlığa hizmet etmezse yine insanlığın sonu böylece hüsran olacaktır.