Belki Bozorg Alevi'yi hiç duymadınız, belki Sadık Hidayet'in yakın arkadaşı olarak tanıdınız. Çok kıymetli ve çok fazla özeldir kendisi.
Bazı aşk hikayeleri vardır, tam nihayete erecekken önü kesilir. Bizzat tarafları tarafından. Arkadaş kalmaya çalışır çift. O da bir şeye benzemez. Yaşanması mümkün olmayan aşk hikayelerinin burukluğuyla karşılıklı hatalar yapılır. 'Gözleri' bu tip bir aşkın hikâyesi aslında. Diğer yandan tablodaki gözlerin, Ferangis’in gözlerinin hikayesi... Hatalı çizilmiş gözlerin… Baktığın, gördüğün ve aslolan arasındaki farkların…
Zarif, hüzünlü bir aşk hikayesi 'Gözleri'. İran’ın Şah Rıza Pehlevi dönemindeki ünlü ressamlarından Makan Hoca’nın sürgündeyken resmettiği 'Gözleri' adlı tablodaki gözlerin sırrını araştırıyor. Anlatıcı Makan Hoca’nın da çalıştığı okulda müdür yardımcılığı yapan ve bütün hayatını bu sırra adamış biri. Hocanın ölümünün 15. yılında tablodaki gözlerin sahibi olduğunu düşündüğü meçhul kadın Ferangis ile tanışıyor. Ustalıklı bir plan yaparak onu hikâyesini anlatmaya ikna ediyor.
Bir akşam üstü başlayan sohbetleri sabahın erken saatlerine kadar sürüyor. Ve biz bu süreçte hem Ferangis-Makan aşkının başlangıcından bitişine kadar olan süreci ayrıntılarıyla dinliyor hem de kitabın sonunda gözlerin sırrına vakıf oluyoruz.