Ezelden beri sınıfsal tabakanın var olduğu bir dünyada insanların hayatlarını ne kadar idame ettirebildiğini düşünmek için zaman ayırdınız mı? Bazen okuduklarımıza ‘haydi canım , bu kadar da olamaz!’ dediğimiz bir cümlelere denk gelinen dünya klasiklerinden biri daha. Ben yazarın her yazdığı kitabı bir solukta okudum bu zamana kadar. Alışılmışın dışında bir kurgu geldi bana yazarın okuduklarım kitaplarının arasında. Ama insanın sadece kişiler ile kurduğu bağ değilmiş onu hayatta tutan. En azından Tırıs için. Toplumda sınıfsal tabakayı bu kadar gözlerine sokarak neden yaşamak ister insan anlamıyorum. Ölüm, evlilik bile onlara göre bir ayrım ne de olsa. Sevdiklerimizin hayatlarını uzaktan izleme şansımız olsa idi acaba nelere uzaktan müdahale edebilirdik ya da izlediklerimizden ne ile onların yanına dönerdik? Ya da kendimiz bu hikayenin neresinde olurduk?
Charles DickensÇanlar