Gönderi

2/10
·432 syf.··
2025 22. kitabı
Benim için okuması işkence olan bir kitaptı. Kitapla ilgili o kadar fazla sorun var ki nereden başlasam bilemedim. Baştan söyleyeyim, bazı yerlerde spoiler var.  İlk olarak kitabın yazım dilinden bahsedeyim. Kısaca çok kötü! Betimleme sıfır. Yazar virgül kullanımını daha keşfetmemiş(Sonradan keşfetti.) ve sürekli tekrar var. Sürekli derken, gerçekten sürekli! Bir kelimeye takmış, yarım saat o kelimeyi kullanıyor. Çoğu cümle de devrik. Arada bir olur, sorun değil; ama sürekli devrik cümle olunca insan okumakta zorlanıyor.  Kitapta "güçlü kadın karakter" diye bize verilen Aşkın kadar gıcık bir karakter okumadım. Hayır, yani güçlü falan da değil. Birini öldürerek ya da sürekli mal mal karşıdaki kişiye laf sokmaya çalışarak güçlü kadın olmazsınız. Artık güçlü kadın algısı çok değişti. Önüne gelene laf atıp durduk yere yüzümüze çemkiren herkes güçlü kadın olmuş. Ayrıca yazar, Aşkın'ın güçlü olduğunu bize zorla kabul ettirmeye çalışmış. Yani şu kendini tekrarlama kısmından bahsediyorum. Yazar, sürekli karakterin güzel, zeki ve güçlü olduğunu 431 sayfa boyunca bozuk plak gibi tekrarlamış. Sayfa başına sürekli "Aşkın şöyle güçlü, şöyle zeki" şeklinde yazılar okurken bana bir daralma geldi. Ya gökteki uçan kuş bile Aşkın'ı görse, "Aman Tanrım, ne kadar da güçlüsün!" diyecek, o kadar yani. İki-üç kelime öğrenip kitap yazmak gibi bir şey olmuş bu.Zaten karakter gerçekten güçlü olsa yazarın kendisi "zeki,güçlü"diye yazmak zorunda kalmaz. Ayrıca sürekli güçlü ve feminist bir kadın olarak pazarlanıyor ama feminizm böyle bişi değil.Feminist bir insan kendini diğerlerinden üstün görmez ya da sürekli erkek öldürüp "Ama onlar da suçluydu"zaten demez. Feminizim zaten eşitliği erkek öldürerek sağlamaz ki Aşkın karakterini sevmedim. Bana evdeki huzuru bozan baba figürü gibi geldi. Tek fark, Aşkın "güçlü" kadın(!) Ateş karakterini ise hiç mi hiç sevmedim. Bence iğrenç bir karakter. Kitabı okurken, "Keşke Ateş'i dövseler" diye okudum. Allah'tan Aşkın adama iki-üç kez vurdu. Bunun çok doğru olduğunu söylemiyorum ama karakterden gıcık kaptığım için rahatsız olmadım.  Beni rahatsız eden bir diğer şey ise Bahar. Galiba bu kız 19 yaşında ve dümdüz çocuk aklına sahip. Ben 16 yaşında daha yetişkin gibi davranıyorumdur. Bir de bunun âşık olduğu Pusat diye bir adam var ve herif 28 yaşında falan. Aralarındaki yaş farkı beni rahatsız etti. Aslında yaş farkı okurum ama kadın karakter neredeyse yeni yetişkin olmuşsa rahatsız olurum. Mesela 30 yaş ile 38 yaş daha normal. Ayrıca kız sürekli çocuk benzetmesi alıyor: "İşte çocuk gibi masumdu, küçüktü" falan. Aralarındaki ilişki pedofili olmasa bile, Bahar'ın bir çocuğa benzetilmesi sanki içinde sübyancılık olan bir ilişki okuyormuşum gibi hissettirdi. Keşke Bahar'ı daha olgun ve büyük yapsaymış yazar.  Bir şey daha diyip yazımı sonlandıracağım: Karakterler ergen gibi konuşuyor. Benim gibi 16 yaşında değiller, 20-30 yaşında falanlar. Ben daha yetişkin gibi konuşmalarını beklemiştim. Sürekli laf sokma çabası var karakterlerde ve hep bir küfür var. Kısacası lisede gibi konuşuyorlar. Yazar, karakterleri biraz daha yaşlarına göre yazsaymış daha güzel olurmuş açıkçası. 
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,422 okunma
··
472 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.