4/10
·304 syf.··
2025 2. kitabı
Sonu o kadar kötüydü ki kahkaha attım ahsdgshaj Genel olarak Alice Feeney’nin kitaplarını beğeniyorum aslında. Hepsinde ufak tefek sorunlar olsa da okuması keyifli kitaplar yazıyor. Ama bu kitap… Bu kitabın biraz 'kelimelerin kifayetsiz kalacağı bir saçmalık seviyesinde' olduğunu söylemem gerekiyor. ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- !!!Buradan sonrası spoiler içerir!!!! ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- "I Know Who You Are"da özgüven eksikliği ve imposter sendromuyla boğuşan bir aktrist olan Aimee'nin hikayesini görüyoruz. Aimee'nin yaşadığı psikolojik sorunların kitabın ortalarına doğru sihirli bir şekilde yok olmaması ve kadın kahramanımızın kendi duygularıyla mücadele etmeye devam etmesi hoşuma gitti. Bence hiç yoktan karakteri tutarlı kılıyordu. Ama Aimee'nin düşük özgüvenin aşırı pasifliğiyle birleşmesi artık bir noktada çok bunaltıcı olmaya başladı. Yani karakter, kitap boyunca ya hiçbir şey yapmadı ya da yaptığı şeylerin en ufacık bir mantığı yoktu. Öyle ki olay örgüsünün devam etmesini sağlayan her şey, Aimee'nin aktif bir katılımı olmadan, onun çevresinde ya da ona karşı gerçekleşiyordu. Evet, kabul. Gerçek hayatta da hepimiz taytımızın üstüne donumuzu geçirip süper kahramanlık yapmıyoruz. Hele ki Aimee'nin kaşık kadar özgüvenine sahip birinin kendi hayatı için aksiyon almasını beklemek çok zor; ama bunlar hayatın bir parçası olsa da bir gerilim romanı için ideal karakter özellikleri değil (bence). Yani karakterlerin karar verme yetilerini mantıklı bir düzleme oturtmak o kadar zor ki okurken sinirleniyor insan. - Ya arkadaş, kadının kocası aniden ortadan kayboluyor; insan bir merak da mı etmez 'noldu bu adama' diye. Kadın aynen olduğu gibi hayatına devam ediyor. Yani tamam hadi kocanı sevmiyordun da, kız merak da mı etmiyorsun ne geldi adamın başına diye? - Polis, ilişkilerindeki problemleri ortaya dökmeye başlayınca da şok oluyor, sanki polisin adamı en son gören ve en yakını olan kişiden şüphelenmesi hiç duyulmamış şey gibi. Hiç film de mi izlememiş bu kadın? Durumdan rahatsız olmuştan çok şaşırmış gibi görünüyordu ki ben de onun bu kadar şaşırmasına şaşırdım. - Sonra bir de baş şüpheli olduğu belliyken yaptığı ilk şey gidip yakışıklı bir aktörle içmeye çıkmak ve zil zurna sarhoş olup eve adamla dönmek oluyor. - Evinden bir ceset çıkarıldığında bir gram bile neler oluyor diye düşünmeden "Eyvah ceset buldular beni suçlayacaklar" diyip kaçıyor. "Aa kadın kanun kaçağı gibi olacak" derken akıl tutulmalarına bir tanesini daha ekleyip bir dükkandan ayakkabı çalıyor (niye?) ve bir partiye gidiyor. - Kocasının yıllardır gazetedeki işinde çalışmadığını öğrendiğinde tepkisi "Aa bana yalan mı söylemiş? Neyse gidem ben, işim var" seviyesinde kalıyor. - Kocasının stalker ile iş birliği yaptığını düşündüğü ve stalker'ın hâlâ dışarıda olduğu ortaya çıktığında bile, odak olarak Jack'le flörtleşmeye ya da "Acaba yeni bir filmde oynayacak mıyım?" diye düşünmeye devam ediyor. Bir noktada artık sadece ana karakter değil, hikâyedeki herkes bana tuhaf gelmeye başladı. KADININ KOCASI KAYIP, tamam mı? Yani bir hayal edin: İş arkadaşınızın eşinin ortadan öylece kaybolduğunu öğreniyorsunuz. Şok olmaz mısınız? Merak edip ne olduğunu anlamaya ya da arkadaşınıza destek olmaya çalışmaz mısınız? Bu kitapta neden herkes sadece ayrılmışlar gibi davranıyor? Kimse kocasının aslında berbat bir adam olduğunu da bilmiyor he. Bir kişi de endişelenmiyor kadın için ajhsdghas Herkes o kadar normal davranıyor ki. Hatta Jack sivri zekası KADININ KOCASI KAYIPKEN ikisinin yakınlaşmış fotoğraflarını magazine sızdırıp “güzel PR oldu” diyor. KADININ KOCASI KAYIP KAYIP! POLİSLER FALAN KARIŞMIŞ İŞE. MÜGE ANLI'LIK BİR DURUM VAR ORTADA!!! HİÇ Mİ KORKMUYORSUN BU İŞİN UCU BANA DOKUNUR DİYE? Yetmiyor, kadın kocasının cinayetinden tutuklandığında menajeri “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” diyor. Gerçek hayatta ünlülerin ufacık bir yanlış yorumları yüzünden nasıl linçlendiğinin farkındayız değil mi? Hele ki kadınsa... Bu kitap farklı bir evrende mi geçiyor? Kimse Aimee hakkında tweet atmıyor, kötü yorumlar yok, cancel culture yok, teoriler üreten YouTube kanalları yok, Aimee'nin sırlarını açığa çıkarmaya çalışan gerçek suç meraklıları yok... Ya bir noktada artık kadın cinayetten tutuklandığı için yeni rol teklifleri falan alıyor. Kısacası her şey sihirli bir şekilde karakter için yolunda gidiyor. Hapishanedeki hücre arkadaşından polislere kadar herkes Aimee'nin bu hikaye içinde ilerleyebilmesine hizmet ediyor. İyi ki de öyle oluyor gerçi, çünkü Aimee'ye kalsa hiçbir şey yapabileceği yok. Neyse ki abisi de öyle zeki bir tip değildi de aşırı barizdi onun yaptığı. Ama bunların dışında da birçok şey hâlâ havada kalıyor: - Aimee, gerçek Aimee'ye ne olduğunu bulmak için neden hiç uğraşmadı? - Kardeşinin sosyal medyasına, izine, varlığına yıllarca neden bakmadı? - Polise neden hiç güvenmiyor? Polis kendisine kötü bir şey mi yaptı? Yoksa sırf bir katil, çocuk kaçıran bir manyak ve istismarcı olan Maggie öyle dedi diye mi? - Gerçek kimliğini neden kimseyle paylaşmadı? Tabii ki her karakter sürekli inisiyatif almak zorunda değil ama hayatında olan hiçbir şeyi merak bile etmemesi gerçekten ilginç. Ve o final... Aslında biraz tahmin etmiştim; ama o da daha çok “şaka maka ya böyle bir şey çıkarsa” tarzında zihnimde beliren absürt bir düşünceydi. (Aklımdan “Acaba abisi ya da John aslında trans mı, ve stalker o mu?” gibi bir fikir geçmişti.) Ama o kadar saçma olamaz demiştim. Yanılmışım. Evet ne olmuş, ne olmuş? Aimee'nin abisi ölü bir adamın kimliğini çalmış, kendi öz kız kardeşiyle evlenmiş, Gone Girlvari bir numara çekip ortadan kaybolmuş, kadın kılığına girip Aimee'yi taciz etmiş ve bunların hepsini Aimee 5 yaşında kaçırıldıktan sonra eve dönememeyi seçti diye yapmış... Ayrıca… o ölen adamın hiç mi arkadaşı, ailesi yoktu? Kimse arayıp sormadı mı? Bu ülkede evlenmek için kontroller falan bir şeyler yok mu? Birinin kimliğini çalıp evlenebiliyor muyuz yani? Bilmiyorum. Her şey çok saçma ahsgdf Neyse, sanırım kitap her şeye rağmen kaotik bir şekilde eğlenceliydi. Benim de içimdekileri paylaşmam lazımdı. Sanırım puanım 4-5 arası bir yerlerde.
I Know Who You AreAlice Feeney · Flatiron Books · 20196 okunma
·
169 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.