Puan vermedi·158 syf.····Okunma: 06 Nisan 2025 23:49 Aslında biz Nurettin Topçu’yu fikir, düşünce ve felsefe yazıları ile tanıyoruz.
Reha, üstadın 1926 yazmaya başladığı, ancak öğrenim için gittiği Fransa’dan döndükten sonra devam ettiği bir aşk romanı.
“”
Roman kahramanı Niyazi’nin hiç aklında yokken ablasının övgüleri ile aklına düşürdüğü sonra da aşık olduğu teyzesinin gelini Reha’ya olan aşkını anlatır.
Reha, Niyazi’nin teyzesinin oğlu Naci ile evlidir fakat mutsuzdur. Naci zevk ve sefa düşkünü biridir ve Reha ile hiç ilgilenmez. Rehayı sürekli üzer.
Bu sırada Niyazi Reha’ya derin bir acıma duygusu ile birlikte bir aşk duymaya başlar, Reha Ankara’ya Niyazinin ablasına geldiğinde ve Niyazi İstanbula teyzesinin yanına gittiğinde birlikte güzel vakit geçirirler. Ancak birbirlerine açılamazlar.
Bu sırada Reha , günden güne solar çünkü Naci ilgisizdir. İçinde derin yaralar oluşur ve hastalanır. Bu sırada yanında hep Niyazi vardır.
Sonrasında ise Naci hastalanır, muhayyilesini yitirme noktasına gelir, delilik tedavisi görür. Bu sırada Reha onunla ilgilenir.
Naci iyileştikten sonra Reha, Naci ile yakınlaşır, eski kötü günler unutulur.
Niyazi kendini dışlanmış ve yalnız hisseder. İntiharı düşünür. Bu sırada teyzesi ölmeden önce Reha’ya Niyazi ile Reha’nın küçük kardeşi Pakize’nin evlendirilesi vasiyet eder.
Niyazi ise halen Reha’yı sevmektedir ve bu duruma içerler, herkesten nefret ettiğine karar verir ve bir mektup yazarak kimseye haber vermeden İstanbul’dan ayrılır.
“”
Belirtmem gerekir ki romanda çok fazla tahlil ve tasvir yer almakta olup, roman bu özelliği nedeniyle zaman zaman sıkıcı hale gelir.
Olayda da çok sürprizlere yer yoktur. Ancak aşkın insan ruhunda açtığı yaralar, yalnızlaşma duygusu gibi duyguların iyi yansıtılmış olduğunu da ifade etmeliyim.