·80 syf.····Okunma: 05 Nisan 2025 19:19 Öykünün kapısından içeri adım attığınız anda “evet, burası Marquez’in mekanı” diyorsunuz. “Bu bir Latin Amerika hikayesi, ve evet, elbette toplumsal bir mesaj var.”
Yıllarca ülkesine hizmet etmiş bir Albay emekliye ayrılınca bir köşede unutulur. Emekli dediysem lafın gelişi. Bir emekli maaşı bile yoktur ve hikayenin merkezindeki mesele de budur. Albay devletin en azından kendisine bir emekli maaşı bağlamasını ister. Yıllardır devam eden bir bürokratik süreç, açlık, yokluk ve umut. Albayın beklediği o mektup ise hiç bir zaman gelmez.
Düşündüren bir hikaye. Tam Marquez’in tarzı işte. Okumasam bir şey kaybetmezdim ama okudum işte fena değildi noktasındayım. Ama eserde çok hoşuma giden bir detay vardı. Söz konusu Albayımız Albay Aureliano Buendia’nın emrinde çalışan askerlerdenmiş. Ve Macondo’nun da adı geçiyor öyküde. Şu Yüzyıllık Yalnızlık’ın mekanından bahsediyorum. Ama Yüzyıllık Yalnızlık bu kitaptan yaklaşık 10 sene sonra çıkmış. Neyse, bu detay uzerine uzun uzadıya tartışacak kadar Marquez uzmanı değilim. Sadece not düşmek istedim.
Güzel kitap.