Puan vermedi·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Nisan 2025 16:22 Şule Gürbüz’ü okumak, bir metni değil, bir zihni seyretmek gibi. Ama sıradan bir zihin değil, en ince kıvrımlarına kadar işlenmiş, düşünülmüş, sezilmiş bir zihin. Cümleleri, başkalarının yazdığı gibi değil; ne süslü olmak için süslü, ne de derin görünmek için derin. Dil, sadece kelimeleri yan yana getirmek için değil, her kelimeyi ait olduğu en derin anlam kuyusundan çekip çıkararak kullanmak amacına hizmet ediyor. Bu yüzden her cümlede, hatta her kelimede durup düşünmek gerekiyor. Onun yazdıklarında bir tür bilgelik var ama didaktik olmayan, yol gösterme iddiası taşımayan, sadece varlığıyla insana derin bir yankı bırakan bir bilgelik. İronisi, ağırbaşlılıkla dalga geçen bir ironi; ama hiçbir şeyle tam anlamıyla alay etmiyor, çünkü o her şeyin içinde bir ağırlığın da olduğunun farkında. Her kelimenin kendi ağırlığının yanında başka katmanların da yükünü taşıdığı, hiçbir şeyin rastgele yazılmadığı bir dünya kuruyor Şule Gürbüz kitaplarında. Özellike çok severek okuduğum Kıyamet Emeklisi bu dünyanın en parlak, en keskin yansımalarından biri. Zamana, insana, eşyaya, hayatın akışına bakışı o kadar özgün ki, onun cümlelerini okurken kendimi kaybolmuş gibi hissediyorum. Ama öyle bir kayboluş ki, içinde netlik var; çünkü düşüncelerini puslu bir atmosferde bırakmıyor. Ne dediğini tam olarak biliyor, ama okur olarak senin de bilmeni, hissetmeni, hatta belki farkında olmadan bir parçası olmanı bekliyor. Ama bir parçası olmanın sandığınız kadar kolay olacağını düşünmeyin. Gürbüz’ün metinleri tek seferde tüketilecek şeyler değil. Onun kelimeleri, alıştığımız anlamların ötesine geçtiği için, bazen geri dönmek, bazen o kelimenin onun zihninde nerede durduğunu görmek gerekiyor. Fatih Bakırcı’nın editörlüğünü üstlendiği bu sözlük bu evrene girmek için bir anahtar bence. Çünkü Gürbüz sadece iyi bir yazar değil, bir düşünce biçimi, bir bakış açısı, bir dünyayı anlama ve anlatma biçimi. Onu okumak, cümlelerini ezberlemek, tekrar tekrar dönmek istiyorum. Çünkü bazen bir yazar sadece yazmaz; aynı zamanda insanın içinde, zihninde, hayatında yer eder. Şule Gürbüz benim için tam olarak bu.