Yazar, 1984 romanının günümüzle olan ürkütücü benzerliğine dikkat çekiyor. Romanın, bireyselliğin tamamen yok edildiği totaliter rejimlere karşı güçlü bir uyarı olduğunu vurguluyor.
Orwell, halkın nasıl itaate zorlandığını ve düşünce özgürlüğünün nasıl bastırıldığını anlatıyor. Proleterler eğlenceyle oyalanırken, Parti üyeleri sürekli gözetim altında yaşıyor ve rejime tam bağlılık gösteriyor.
Baş karakter Winston’un insanlığını kaybetmesi, sistemin ne kadar baskıcı olduğunu gösteriyor. Yazar, bu karanlık dünyayla günümüz toplumundaki yüzeysel farkındalık ve medya etkisi arasında benzerlik kurarak uyarıda bulunuyor.