Neil Gaiman, Yokyer ile bizi modern kentin gölgesine, görünmeyen insanların yaşadığı büyülü ve karanlık bir dünyaya davet ediyor. Fantastik edebiyatın sınırlarını, unutulmuş olanların yaşamına taşıyor. Hem sembolik, hem psikolojik olarak derin bir alt metne sahip.
Konumuz, Richard Mayhew isimli karakterimizin kendi halinde yaşayıp giderken, bir gün yaralı bir kıza yardım etmesiyle hayatının tepetaklak oluşuna şahit oluyoruz.
Ben zaten Mezarlık Kitabı sayesinde, Neil Gaiman ile tanışmıştım. Şimdiyse onun gotik evrenine, başka yönden dalmış gibi hissettim. Aklımıza bile gelmeyen köhnemiş yerleri, muhteşem bir şekilde biçimlendirerek fantastik edebiyata kaydırmış.
Romanı beğendim ama siz psikolojik alt metinleri olan fantastik bir roman okumamışsanız, tasvirler sizi zorlayabilir. Bazen romanın durağanlığı, yorabilir.
Puanım: 8/10