John Williams
29 Ağustos 1922'de Texas'ta dünyaya gelmiş, 5 Mart 1994'te hayatını kaybetmiş Amerikalı bir romancı ve akademisyendir. Hayatının büyük bölümünü Colorado Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı profesörü olarak geçirmiştir. Bu akademik kimlik, onun romanlarına da derinden işlemiştir; yazdıklarında üniversite koridorları, sınıf ortamları ve entelektüel atmosfer son derece inandırıcı ve canlı biçimde yansır.
Williams, yaşadığı dönemde büyük bir ün kazanamamış; hatta Stoner romanı ilk yayımlandığında neredeyse hiç ilgi görmemiştir. Onlarca yıl sessizce raflarda bekleyen bu roman, ancak 2000'li yılların başında Avrupa'da yeniden keşfedilmiş ve o günden bu yana dünya edebiyatının en değerli gizli hazinelerinden biri olarak tanınmaya başlamıştır. Bir yazarın ölümünden sonra bu denli büyük bir yankı uyandırması, edebiyat tarihinde oldukça nadir rastlanan bir durumdur.
Vee Stoner,
ilk bakışta son derece sıradan bir hayatın hikâyesidir. Missouri'nin kırsal bir çiftliğinde yoksul bir ailede doğan William Stoner, tarım fakültesine gitmek üzere üniversiteye adım atar ancakk orada edebiyatla tanışır ve bu tanışma hayatının seyrini kökten değiştirir. Çiftçilikten vazgeçer, İngiliz edebiyatı üzerine doktora yapar ve ömrünün sonuna kadar aynı üniversitede öğretmenlik yapar.
Kulağa son derece sıradan gelen bu özet, romanın büyüsünü hiç yansıtmaz. Çünkü Stoner; aşkı, evliliği, hayal kırıklıklarını, üniversite içi güç çatışmalarını, insanın kendi içindeki sessiz direnişini ve edebiyata duyulan saf tutkunun bir ömre nasıl anlam katabileceğini olağanüstü bir ustalıkla anlatır. Roman boyunca büyük olaylar yaşanmaz; savaşlar uzakta kalır, kahramanlıklar yoktur. Ama her sayfada insan ruhunun en derin katmanlarına dokunulur.
Stoner'ın en güçlü teması, sıradan sayılan bir hayatın içindeki derin anlamı bulmaktır. William Stoner ne zengin olur ne ünlü ne de büyük bir iz bırakır dünyaya. Ama edebiyata olan tutkusu, öğrencileriyle kurduğu dürüst ilişkiler ve kendi bütünlüğünden ödün vermeme kararlılığı, onun hayatını içten içe son derece anlamlı kılar. Williams bize şunu fısıldar: Büyük olmak zorunda değilsiniz; dürüst olmak yeterlidir.
Neden Bu Kadar Geç Keşfedildi?
Stoner, 1965'te yayımlandığında neredeyse hiç ilgi görmedi. Bunun birkaç nedeni vardır. Roman, o dönemin edebiyat dünyasının aradığı çarpıcı olay örgüsünden, siyasi mesajdan ve avangard anlatı deneylerinden yoksundur. Sıradan bir adamın sıradan hayatını anlatan bu roman, okur kitlesini heyecanlandırmadı.
Ancak 2000'li yıllarda, özellikle İngiltere ve Hollanda'da yeniden basıldığında her şey değişti. Okurlar bu kez romanın içindeki sessiz mükemmeliyeti gördü. Eleştirmenler onu gizli başyapıt olarak nitelendirmeye başladı. Bugün Stoner, dünya edebiyatının en çok okunan ve tartışılan romanlarından biri haline gelmiştir. Bu geç keşfediliş, romanın en ilginç paradokslarından biridir: Görünmezlik üzerine yazılmış bir roman, onlarca yıl görünmez kalmıştır.
StonerJohn Williams · Yapı Kredi Yayınları · 20201,288 okunma