Dostları Hatırlatıcı
Puan vermedi·336 syf.··
2025 11. kitabı
Bu eser şükrünü eda edemediğim, Rabbimin lütfu olarak bana bahşedilmiş dostluklarımın varlığını hatırlatmak ve onların kıymetini tekrar anlamak pratiklerini sağladığı için hayatımda önemli bir yere sahip olacaktır; hayatıma herhangi bir malumat katkısı sağlamamış olsa da. Lakin irfan kitapları da zaten biraz böyle değil midir? Yasin Aktay'ın kendisine ait bir anı ile başlamak bence kitabın incelemesi için yerinde olacaktır. Yasin Aktay darbe yıllarında gözaltına alınır ve orada şiddete maruz kalır. Sonrasında "dönülmez" olarak bakılan bu gözaltından kurtulur ve artık evindedir. Babası biraz mutlu olduktan sonra için için düşünmeye başlar, sessizdir. Oğlunun ısrarlı bir şekilde ne olduğunu sormasından sonra durumunu açıklar baba. "Kurtuluşunun" dostlarını satmasından kaynaklandığından endişe etmektedir: "Dostlarını satmadın değil mi?" Oğlunun ne yaptığından habersizdir baba; ama bildiği şey kıymetlidir ve irfan'a dairdir. "Dostlar satılmaz" ne yaşandığından bağımsız olarak. Sonrasında Yasin Aktay, dost olmak'lığı dünyanın algısından biraz daha uzaklaştırıp daha doğru bir yere çekmeye çalışmaktadır. Modern dünyanın pratik öğretilerinde dost aranır ve belli özellik kalıplarından sonra uygun görülürse kabul edilir. Lakin Yasin Aktay çok doğru bir yere temas ederek; dost'luk mekanizmasını kişinin kendinden başlatır. Aslında dost'luk ilişkileri kişinin nasıl olduğuyla bire bir örtüşür. Aynı sahabe efendilerimizin üstünlüklerin Hz. Muhammed (sav)'den gelmesi gibidir. Bu bağlamda atlanılmaması gereken bir husus da ideal dostluk anlayışının olmaması gerektiğidir. Bu durum dostluk gibi çok önemli bir kavramın hayatımızdan uzaklaşmasına yol açabilmektedir. Dost'un insani özelliklerini devre dışı bıkarak sadece yararlanılan, istifade edilen bir üst insan boyutuna taşınması hem imkan dahilinde değildir; hem de olması tercih edilen bir şey değildir. Evet, şeyh-mürid ilişkilerinde dostluklar mevcuttur; ama burada tedrisat kavramından çok gelişkin bir ilişki ağı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Son olarak, İmam Gazali'de aslolan yere bağlıyor konuyu. Birbirini Allah (cc) rızası için seven kimselerin dostlukları asıl aranan, cennete kavuşturan olduğudur. Bu bağlamın aksi de aynı zamanda bizim düşmanlıklarımızı belirlemesi gerekir. Buğz edeceğimiz ve düşmanımız olarak göreceğimiz kimse ise de Allah (cc) ve Peygamber (sav) ine savaş açmış kimselerdir. Bu iki uzaklığın arasındakiler ise de orta şekerli bir ilişki kurulur. Sevindirici ve üzücü/ karşı çıkılması gereken davranışları olduğu bilinerek; buna uygun bir ilişki yürütülür efrad ile. Nihayetinde şöyle söylenebilir: Ümmetin derdinden dost olur
Dostluğa DairYasin Aktay · Beyan Yayınları · 20243 okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.