Devrim zamanı Rusyasinda geçen hikaye,genç ve yeni mezun bir doktorun,bizdeki tabirle doğu görevine gönderilmesiyle birlikte yaşadığı zorluklar ve tüm acemiliği ve yalnızlığına rağmen, soğukkanlılığıyla zorlukların üstesinden gelebilmesini ve yaşadığı psikolojik evreleri anlatıyor. Hikâyenin geri planında ise taşradaki insanların yoksulluğu ve eğitimsizliği son derece çarpıcı bir şekilde anlatılıyor. Bulgakov un tıp mezunu olmasının eserin bu kadar güzel olmasında büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Tıbbî terimler olmadan bir anlatım seçtiği için sıkılmadan okuyor,hatta kitaba o kadar giriyorsunuz ki o yaşanan acemi telaşı tüm kalbinizle hissediyorsunuz.Elime aldım ve bitene kadar da bırakamadım. Idealist insanları benim gibi çok seviyorsanız bu hikayeyi de çok seveceksiniz...