Yanılmıyorsam bu incecik, kimi zaman karmaşık, kimi zaman da bu sebepten dedirten; olaylar okunurken "bu da nereden çıktı?" diye düşündüren novellanın tadını alabilmek için kimi alanlarda yetkin, olmadı birkaç şey bilmek gerekecek. Bunlardan biri ve en önemlisi psikoloji. Psikolojinin yanında felsefenin varlık ile ilgili kısımlarını bir gözden geçirmek, Anadolu kültürünü tanımak, buna şaşırmamak ve edebiyat için de göndermeleri anlayabilmek gerekecek. En azından bir şeylere gönderme yapılıyor mu acaba diye kışkulandıracak yerleri olduğunu düşünüyorum.
Şimdi bir okur değil, bir okuyucu olarak kitabın birden fazla kitap gibi olduğu hissine kapıldığımı söyleyebilirim. Hangi kısma yönelsem o kısım eksik kalıyor okurken. Bunlardan ilki ana karakterin şizofreniyi andıran ( ki öyle bir rahatsızlığa ulaşıyor gibi karakter) bir yaşama doğru sürüklenmesi. İkinci kısımda ise ana karakterin bu hale gelmesine neden olan çevresel etkiler. Bir başka bakış ve okuma açısına da her iki olayın iç içe okunduğunda olması gereken okuma şekli olacağıdır. Birbirinden bağımsız okuma yapmak abes kaçar zaten. Karakterin bu halinin anlatımı ile onu bu hale getiren şeyin ayrı ayrı ele alınıp okunması hiç mantıklı olmaz.
Ana karakterin kitap boyunca başından geçenleri sineye çekmesi ile karşılaşırken, karakterin neden bir tepki vermediği hissine kapılacaktır bence okuyucu. Burada karakterin kendi ruh hali ve düşünce yapısını ele alarak, bir şeylerin karşılığını kendinden ziyade doğanın, Tanrının vereceğine inanması olabilir. Belki de yaşamın ona getirdiği bıkkınlıktır. Nihayetinde ana karakter ana babadan yoksun, amcası tarafından sayılan ve bunda da saygıdan çok şikayetin sürekli olduğu bir himaye söz konusu edilir kitapta.
Kitap içerisinde olaylar hakkında düşünme payını öne alırsak içinden çıkılmaz bir yere varacağımızı sanıyorum. Yaşanan gelişmelerin neden yaşandığı, ne zaman yaşandığı bilinmez ve muallaktır her şey. Kitabı, yazar sanki bir romanla çevrelediği farklı anlatıları sunmayı amaçlayarak oluşturmuş. Bir roman ya da öykü okuyucusu olduğunuzda keyif alınabilecek bir şeyle karşılaşacağımızı sanmıyorum ama farklı zamanlarda tekrar okunduğunda yine farklı anlamlarla karşılaşılacağından eminim.
Edebi bir kaygıdan da uzak olduğu görüşündeyim kitabın. Novellayı ön plana çıkaran şey, psikoloji ve yanında felsefi düşünceler olmalı.
Kitaptaki bir özellik de okuyucusunun kitabı yorumlarken yorumladığı şeklin sorgulanamaz derecede olması. Zira yazar bir şeyleri anlatırken anlatmadıklarını da okuyucuna bırakıyor. Siz ne anlarsanız odur kitap.
Açıkçası kitabı göklere de çıkaramam yerlerde de süründüremem. Öyle okunup bir çırpıda tamamdır denilecek bir kitap değil. Birçok buluttan beslenmiş. Birçok yağmurla ıslanmış izlenimi var kitabın.
Yalnızca kimi cümlelerin sık tekrarı var. Bu dikkati çeken bir şey ve fazla olması eksi sebep bana göre.