Gönderi

8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 253. kitabı
Yalnızlık,ölüm,hayat,intihar,din,müzik ve olmazsa olmazımız ‘içimizdeki boşluk’ üzerine Cioran’ın kaleminden okuyacağınız her bir aforizma,adeta bilinçaltınıza atılan hayali bir yumruk gibi. Cioran,kurduğu her cümlesiyle sizi,ya kendi içinizde,göremediğiniz karanlık bir tarafınıza ayna tutuyor ya da tecrübe ettiğiniz sert gerçeklerle yüzleştiriyor ve ismi gibi yüreğinizde ‘buruk’bir tat bırakıyor. Rafa kaldırılmayıp yakınınızda duracak,defalarca açıp okunacak bir eser. Yazarı daha iyi anlamak adına kendisiyle ilgili birkaç bilgiyi de bırakıyorum buraya. Cioran rahip bir baba ve dini inancı olmayan bir anneye sahip olduğu için Tanrı’yla ilgili kafa karışıklıkları çok erken yaşlarda başlamış. Yatılı bir okula verilmesi ve orada başlayıp ömürünün sonuna dek devam eden uykusuzluk problemi,psikolojisinde derin yarıklar açmış Cioran’ın. Yurtta kaldığı dönemler Dostoyevski okumaya başlamış ve kendi tabiriyle aydınlanmış. Şayet okursanız aforizmalarında Dostoyevski etkisini hissedeceksiniz. Genel olarak mutsuz ve kötümser bir adam olan Cioran bu duygu durumuyla fazlasıyla barışıkmış ve bunu aşmak için de ömrü boyunca herhangi bir çaba sarf etmemiş. Belki de kalemindeki başarısını buna borçludur bilemiyorum. Cioran’ın hayatıyla ilgili beni şaşırtan durumlardan biri beynini bu kadar aktif kullanan bir adamın Alzemier’dan ölmesiydi. Diğer bir şaşırtan detay da Hitler sempatizanı ve antisemitizmin takipçisi olmasıydı.Kendisi Fransa’da yaşayan bir Rumen olarak o psikolojiye nasıl girdi anlamak mümkün değil doğrusu. Bazıları için kendi içinde çelişen bir filozof olsa da kendi adıma Cioran’ın eserlerini seviyorum ve fırsat buldukça okumaya devam edeceğim.
1000Kitap
BuruklukEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 20243,330 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.