Adı:
Burukluk
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420389
Orijinal adı:
Syllogismes de L'Amertume
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
"Herşeyi yıktıktan sonra kendini de yıkmayan bir kitap, bizi beyhude yere azdırmış olurdu."

Kimi zaman ciddi, kimi zaman gülünç bir düşünce derlemesi olan Burukluk, ilk paragrafından son paragrafına aynı saplantıyı sürdürür: Hem kaygı hem gülümseme dolu bir şüpheyi muhafaza etmek.

İÇİNDEKİLER
Sözün Körelmesi
Uçurum Dolandırıcısı
Zaman ve Kansızlık
Batı
Yalnızlık Sirki
Din
Aşkın Canlılığı
Müzik Üzerine
Tarihin Başdönmesi
Boşluğun Kaynağında
96 syf.
"Bir virgül için ölünen bir dünya düşlüyorum."

Şimdi al bu hassasiyeti şekillendir şekillendirebilirsen zihninde..

Cioran 'la ilk tanışmam Hasan Ali Toptaş' ın bir kitabı vesilesiyle oldu. Hemen okumalıyım, diye düşünüp Çürümenin Kitabı 'ndan başladım. Tabi hiçbir fikrim yok nasıl bir okyanusa daldığım hakkında.
Ortalara doğru, artık boğuluyorum, devam edemeyeceğim, diye düşünsem de inatla devam ettim. İyi ki etmişim.

Burukluk, tam bir tanışma kitabı olma niteliğinde diye düşünüyorum. Okyanusa çok yüksekten çakılmıyorsunuz en azından.

Cioran..
Babası bir papaz, annesi çok fazla inançlı olmayan, geniş görüşlü bir kadın, kendisi ; ütopya karşıtı, Hitler hayranı..

Bana enteresan gelen şey, alzheimar hastalığından vefat etmiş olması. Bu kitapları yazabilecek yeterlilikte bir insanın, kapasite sınırlarını zorlayan o eşsiz bilgi birikimi ve fırtınalar koparan içsel çekişmeleri, unutmakla malul olmuş ve bu durum bana fazlasıyla anlamlı geliyor.

Burukluk 'a gelirsek..
Tekrar okuyacağım kitaplar arasında ilk sırada yerini alıyor. Kelimelerin üstünde ve kelimelerden arındırılmış bir ifade kaygısıyla yazılmış.
"Her kelime canımı yakıyor." diyor mesela.
"Her şeyi yıktıktan sonra kendini de yıkmayan bir kitap, bizi beyhude yere azdırmış olurdu." diye ekliyor ilerleyen satırlarda. Birbiri ardına yıkılan düşünce mekanizması ve içine sızdığı beyinleri parçalayacak bir zırva arayışı içinde.

O'ndaki ölüm fikri de sıradışı.
" Ölümü solumuş kişi için kelamın kokusu perişanlıktır. "diyor. Bir satırını çözmeye çalışırken, imamesi kopmuş tesbih taneleri gibi, diğer tarafından dağılıveriyor her şey.

Onu en iyi anlatan cümle ;" Şüphelere karşı susuzluğumu hiçbir şey dindirmiyor. "şüphesiz. :))
Doyumsuz bir şüphe arzusu sayesinde, düşünme yetisini sürekli tetikleyen bir kısır döngü içinde, zihninden geçenlerin acaba ne kadarını bize yansıttı, diye düşünmeden edemiyorum.

Yeterince spoiler verdiğimi düşünerek, incelemeyi çok uzatma niyetinde değilim ama muazzam derecede etkilendiğimi de belirtmek istiyorum.

Böylesine büyük bir okyanusun keşfi, sığ sularda boğulduğumu düşündüğüm sıralarda imdadıma yetişti. Bakış açısını değiştirmek hayatın ta kendisini değiştirmeye muktedir kimi zaman..

Keyifli okumalar.
96 syf.
·Puan vermedi
“Tıraş olduğum olduğum zaman,” diyordu yarı-delinin biri, “Tanrı değilse kim, gırtlağımı kesmeme engel oluyor?”

"Hayatta kalmayı başardım, anlıyor musunuz? Kendimi şafakta öldürüp öldürmeyeceğimi sorduğum onca geceden sonra hayatta kalmayı…”

Kitap, özdeyişler-aforizmalardan oluşan derleme bir kitap. Fikirlere çarpıcı ve dikkate değer bir bakış açısı mevcuttu bu kitabında;

"Bir felsefi moda kendini gastronomik modalar gibi kabul ettirir: Bir fikir, bir sostan daha çürütülür değildir."

"Fikir, herhalde kendine bir sığınak ararken kurtlanmış olmalı; madem ki beyinden başka ağırlayan çıkmamış…"

20. yüzyılın büyük filozoflarından biri olan Cioran; Immanuel Kant, Arthur Schopenuer ve özellikle de Friedrich Nietzsche‘den ne denli etkilendiğini bu kitabında da, sıklıkla anmasından anlaşılıyor. Zaten sonralarında yabancılaşma üzerine fikirleri, varoluşçu yazarlarımızdan Albert Camus'u ve Jean Paul Sartre'yi de derinden etkilemişti. Kitabında hayatın anlamsızlığına, sıkıntısı ve çaresizliğine baya fazla yer vermiş, onun için okurken insanın üzerine resmen bir karabulut gibi çöküyor, bu tarz kitapların etkisinde kalıp, dertlenip kederlenenler şimdiden hazırlıklı olsun...Nasıl bir yaşantıya sahip olduğunu da sanırım en iyi bu satırları tarif eder;

"Hırslı bir genç için, insan sarraflarıyla düşüp kalkmaktan büyük bir talihsizlik olamaz. Üç-dört tanesiyle uzun süre görüştüm: beni yirmi yaşımda bitirdiler."

"Can çekişmedeki açgözlülüğüm beni onca defa öldürdü ki, bir de fayda umamayacağım bir cesetle haddimi aşmak bana edepsizlik gibi görünüyor."
"Bir bitki olmak ne hoşuma giderdi, bir dışkının başında dikilmem gerekse dahi!"

"Üst üste düşüncesizlik edip kendini öldürmeyi ihmal eden kişi, kendi kendine, acıda kıdemli birinin etkisini yapar; intihardan emekli birinin etkisini…"

Bu hayrete düşürücü satırları kendisine yazdırtan hayat serüvenine, 20 Haziran 1995‘te Paris’te Alzheimer hastalığıyla gözlerini yummasıyla son verdi.

Bana fazlasıyla çarpıcı ve etkileyici gelen sözlerinin birkaçına daha incelemede yer vermek istiyorum;

"Bir hasta bana şöyle diyordu: “Benim acılarımın neye hayrı var? Acılarımdan yararlanabilecek, ya da onlarla böbürlenebilecek bir şair değilim ki.”

"Tanrı‘nın dahi kurtaramayacağı ruhlar vardır; dizlerinin üzerine de çökse, onlar için dua da etse"

"Her şeyde olduğu gibi merhamette de son söz tımarhanenindir."

Esas itibariyle bu kitap, Cioran'dan okuduğum üçüncü kitap olmasına rağmen bana bazı bazı soluk almam gerektiğini hissettirdi...Yeni Cioran okuyucularının hiç değilse bölüm geçişlerinde nefeslenmesini tavsiye ederim. Okumayı düşünenlere 'tasasız' okumalar diliyorum ve şu dizeleriyle son verelim;

"Kendi mezar taşını yazan bir yerkürede, terbiyeli cesetler gibi davranacak kadar ağırbaşlı olalım."
96 syf.
·13 günde·9/10
Burukluk, Cioran'ın hayatın trajik yönünü anlattığı ve trajedinin gerekliliğini ifade ettiği eselerindendir. Trajedi denilince aklınızda karamsar bir anlatım tarzı oluşmasın, tarz olarak; formatın sıkmadığını hatta kimi yerde eğlendirici -kara mizah- bir havanın hakim olduğunu söyleyebiliriz. Cioran aslen Romen olmasına rağmen, eserin ilk nüshası Fransızca yazılmış olup, kitap orjinal ismi ile: Syllogismes de l'amertume olarak bilinmektedir. Sadece dil Fransızca olmakla kalmayıp, düşünce kalıpları da Fransız bir zihinde çıkma gibi... Zira "Trajedi" sözcüğü bile bize biraz Fransız, Germen imaj çizmektedir. Biraz ciddi, alaycı ve oldukça şımarık bir imaj.

Retorik olarak Cioran; kimi yerde aforizma, kimi yerde de aforizmaya yakın bir seçim yapmıştır. Neden böyle bir tarzın seçildiğini ise kanaatimce Ciora'ın aforizma tanımı açıklamaktadır:

"Aforizmayı sadece, kelimelerin ortasında duyulan korkuyu, o bütün kelimelerle birlikte çökme korkusunu yaşamış olanlar iş edinir." (a.g.e)

Cioran eserinde ayrıca; Raskolnikov'dan Clausewitz'e, Ceasar'dan Sokrates'e çeşitli yazarlara, romanlara, karakter ve düşünürlere de atıf yapmıştır. Yapılan atıfların niteliği ve içerikteki anlatım tarzı düşünüldüğünde, Cioran'ın eserindeki amacının; okuyucuya bir şeyler anlatmak değil, kendini okuyucuya anlatmak olduğunu söyleyebilirim. Felsefeye meraklı tüm okurlar eseri beğeniyle karşılayacaktır. Özellikle Cioran'ın meşhur eseri "Ezeli Mağlup" u okuyan okuyucuyunun, bu eseri de keyifle okuyacağını tahmin ediyorum. Şİmdiden keyifli okumalar dilerim.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Emil Michel Cioran sen ne güzel bir adamsın böyle.

Herşeye bu kadar derin bir anlam yüklemek bir hastalık değilde nedir Emil Michel Cioran

Kitap çeşitli aforizmalardan oluşuyor. Özellikle din, felsefe, siyaset, aşk vb. konular üzerinde derinlemesine yazılmış bir kitap, bir başucu kitabı.

Her konuya bu kadar hakimken sonunun alzheimer olması buda senin kötü talihin olsa gerek Emil Michel Cioran

Tanrıyla içsel bir savaş halindedir yazar.

Emil Michel Cioran okumak isteyenler için iyi bir başlangıç kitabı, sonraki hedefiniz Çürümenin Kitabı olsun.

İyi okumalar.
96 syf.
·2 günde·10/10
Çürümenin Kitabı’nı okumak için zemin hazırlığı aşamasında seçmiş olduğum bir eser Burukluk. Deneme ve aforizma karışımı bir eserdir kendileri ki gireceğiniz Cioran okyanusunun derinliğinde boğulmanızı engelleyeceğini düşünüyorum.
Cioran’ın öncelikli olarak hayatını araştırmıştım ve kendisinin Shopenhauer, Nietzsche, Dostoyevski ve Kant’tan oldukça etkilendiğini görünce merakım iyiden iyiye arttı.
Başarısız Filozof olarak anılan Cioran sürekli kendisiyle çelişmesine karşılık olarak zihninin diri olduğunu ve bunun iyi olduğunu savunmuştur. Asıl onun takıntılı olduğu şey ise “başarısızlık” tır. Kendisi bu durumdan oldukça muzdariptir ki içten içe okurun bilinçaltına düşünce yapısını yansıtmıştır.
Okyanusvari bir zihne sahip olup Alzheimerden ölmesi de işin en trajikomik tarafı tabii.
Beni en çok etkileyen kısmı ise “Her kelime canımı yakıyor.” demesiydi. Okuduğum her kitap için ben de aynısını düşünüyor; okuduğum kitapların bana acı çektiriyormuş gibi hissetmesini dile getiriyorum genelde. Ve sonrasında ekliyor Cioran; “Her şeyi yıktıktan sonra kendini de yıkmayan bir kitap, bizi beyhude yere azdırmış olurdu.” Daha ne diyebiliriz ki?
Trajedinin, sitemin, kara mizahın ve karamsar ruh hallerinin bollukta olduğu bu eserin Cioran’ı tanımak için başlangıç kitabı olacağını düşünüyor, pruvanız neta olsun diyorum.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Elime ne zaman Cioran' ın kitaplarını alsam, yüreğimin evreninde sessiz bir feryat kopar. İnsan denen canlının, bu kadar derin ve duru kelimelerle sessiz çığlıkları böylesine zarafetle anlatabilen kaç yazar vardır dersiniz?
96 syf.
·2 günde·7/10
Cioranın bu kitabı aforizmalarından oluşmaktadır. Aşk, müzik, din tarih hakkındaki fikirlerini belirtmiştir. Bazen bir roman kahramanının (Raskolnikov, Don Kişot) ağzından bize hayatın nafileliğini, kendisi gibi filozofların Freud, Sade, Nietzsche, Hölderlin düşüncelerini vermiş onlara eklemeler vermiştir. Onların cesaretlerini övmüştür. Bach, Chopin, Beethoven gibi isimleri dinlemiş güzel benzetmeler ile onları tanımlamıştır. Kitapta bir çok isimden ve eserden bahsedilerek çaresizlik ve karamsarlık okuyucuya aktarılıyor.(Kendini gösteren her varlık, ilk günahı
kendi tarzınca tazeler.) Kaybetmiş olmanın intikamı alınır.İntihar olgusundan sıkça bahseder ve intiharı haklı kılar yazar.
96 syf.
Yazar cümleleri ile ateş ediyor. Her cümle o kadar iyi ki insanın üstünde bir iki saat düşünmesi şart. Kitap o kadar akıcı ki dönüp dönüp bakmama rağmen hızlıcana bitti. Michel Cioran okuduğum ilk kitabı oldu. Bu kitapta sayesinde yazarın kitaplarını okumaya devam edeceğim. Kitapta aforizmalar dışında, Dostoyevski, Tolstoy, Shakespeare, Bach vb. yazarlar hakkında kısa kısa yorumlar yapmış. Kimi olumlu kimi olumsuz. Burukluk kitabını bir kere okuyup bırakılmayacağı için tekrar okumayı düşünüyorum. Siz de okuyun. Okumanızı değecek...
96 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
NOT: Bu bir inceleme değil sadece kendim için tuttuğum bir not.

Cioran'ın okuduğum ilk kitabı ve benim hissedip düşündüklerimi, söze dökemediklerimi çok yakın bir şekilde yazmış. Nerdeyse kendi kendime konuşup tartıştığım anların sarhoşluğunu kitabı okuma süreci boyunca yaşadım bile diyebilirim.

"Bana hiç aldanmamış olma kuruntusunu veren, hiçbir şeyi aynı anda nefret etmeden sevmiş olmamamdır."

S.55
96 syf.
(!) UYARI: Bu kitap, başta İkizler, Yengeç, Balık ve Terazi burcu olmak üzere bilumum burçlara mensûp birçok insan evladı bünyesinde yok-sit etkiler bırakabilir. Şey, toksit. (!)

Rumen filozof ve deneme yazarı olan Emil Michel Cioran, nam-ı diger Cioran reyiz, temel bazda yaşam boyu yazdığı yazılarından çıkarımların olduğu aforizmavari bir çalışma hazırlamış. Elbette konu genişliği açısından bunları belirli başlıklarla sınırlı tutmuş. (Sözün Körelmesi, Uçurum Dolandırıcısı, Zaman ve Kansızlık, Batı, Yalnızlık Sirki ve diğer beş başlık…)

Bir kitap nasıl bu kadar ismi ile müsemma olabilir!? İşte ha bu kadar olabilir.

Bizlerin bir iki satırda okuyabileceği şeyi, hangi deneyimlere dayanarak yazdığını merak etmiyor değilim. Aforizma kitabı değil bu. Hayır çok daha fazlası; gerçekleri görmek isteyecek bir insanın okuması gereken şeyler. Gördükçe görmek istemeyeceksiniz belki, biraz da acıtabilir; ama bu tadında yenilen bir biber gibi (-mi?). Yine de tatmalı diyeceksiniz. (biberi bile bile yedikten sonra gelen pişmanlık hissini de göz önüne almalı.)

İnceleme yazmaktan an itibariyle vazgeçtim. Hislerim düzgün cümleler arasında sıralanacak gibi ilerleyemiyor.

Hayata tozpembe, ponçikli, masumâne bakan biri değilseniz; gerçekleri olağan doğallığıyla görmek istiyorsanız, buyurun:

"Kendi mezar taşını yazan bir yerkürede, terbiyeli cesetler gibi davranacak kadar ağırbaşlı olalım."

Haydi,
Tanrı'nın bile kurtaramayacağı ruhlara...

2019

***

Sizin için pek anlam ifade etmeyen ama benim için gayriciddi ehsâsın olduğu bâb’a geldik.

Cioran reyizin okuduğum ikinci kitabı oldu bu. İlkini “yarıda bıraktım”. Aslında bırakmamıştım; kendimi öyle inandırmak istedim. Hatırlamasam iyi olurdu dediğim şeyleri görmüş, ama görmemezlikten gelmeye çalışmıştım. Neyse bu çürümenin başlangıcıydı. Gerçi bir şey başlangıçta nasıl çürüyebilirdi… Ya da çürüyerek başlamak mümkün müydü? Neyse o Cioran’ın işi, ama üslûbunu bilmeyenler için tokat niteliğinde bir eser olduğunu söylemeliyim; ıslak mermerden idmanlı bir tokat.

Cioran reyiz, yaşasaydın saplantılı ex’in gibi olur muydum bilmiyorum ama tarikat kursaydın ilk müridin olabilirdim. Hakikat-ı siliklere müptela bir mürit. Kitap bitti, içim gerçekten çok buruk. Hem bittiği için, hem söylediği şeyler için.

Kitaptan bir iki alıntı yapıp üzerinde konuşayım diye düşündüm ama... Yok... tüm kitabı yazmam gerekebilir.

Ben böyle iyiyim karşm bana gerçekler değil icraat lazım, para lazım, aksiyon lazım!11!! diyorsanız uzak durmanız sizin açınızdan çok daha iyi olacaktır.

Okaaaayyyyy...... Buna da devam edemeyeceğim anlaşıldı.

Ama seni tanıma fırsatı buldum.

Ömürlük diyebileceğim ilk yazar olduğunu söyleyebilirim. (şaka maka ilan-ı aşka dönmeye başladı iyice :s ) [yazar burada dayanamamış, daha seviyesiz bir esprimtrikimsi yapmaktan kendini alamamıştır.]

Goethe gelmeden aşkımız şunu da söyleyeyim:

"Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir"

***

Merve,
20.12.2019

96 syf.
Sen muhteşem birisin bay Emil Michel Cioran :)
Tanrıya inanmıyor olabilirsin; o senin sorunun.
Karakter olarak aradığım bir yazarsın; son derece dobrasin. Kendime rastladım sende ;)
Belki inanmicaksin ama senin için Fatiha okuyacağım. Nur içinde kal. Teşekkürler :)


Kitap hakkında;
Okurken eğlendiğim, kimi cümlesini hayretle tekrar ettiğim, bitmesin dediğim, bittiği için üzüldüğüm nadide bir eser...

Yazar, ergenimsi sitem ve mizahi bir yorum ile kaleme almış eserini. Eleştirileri tam tespit.
Her cümlesini alıntı olarak paylaşmak isterdim.
Ancak anasayfayi işgal etmek istemedim (:

Kesinlikle okunması gereken bir kitap..
“Kendini yok etmek için bir yardımcıya,
Bir kadere ihtiyacı olacağını düşünmek,
İnsana büyük bir hakarettir. Kendi efsanesini
Tasfiye etmekle, içindeki en berrak parçayı
Harcamamış mıdır? Mazereti, ya da, vaktiyle
Söylendiği gibi dersek; azameti, o sürüp gitmeyi reddedişte, kendine karşı duyulan o dehşettedir..”
“Belki müziğe fazla bel bağladım, belki de
Ulviyetin cambazlıklarına karşı, dile sığmazlığın
Şarlatanlığına karşı bütün tedbirleri alamadım..”
“Kendimde bir isyan hareketini suçüstü
Yakaladığımda, bir uyku ilacı yutar veya
Bir psikiyatra başvururum. İlgisizliğin peşine
Düşen, buna müsait olmadan düşen kişi
İçin bütün yollar mubahtır..”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Burukluk
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420389
Orijinal adı:
Syllogismes de L'Amertume
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
"Herşeyi yıktıktan sonra kendini de yıkmayan bir kitap, bizi beyhude yere azdırmış olurdu."

Kimi zaman ciddi, kimi zaman gülünç bir düşünce derlemesi olan Burukluk, ilk paragrafından son paragrafına aynı saplantıyı sürdürür: Hem kaygı hem gülümseme dolu bir şüpheyi muhafaza etmek.

İÇİNDEKİLER
Sözün Körelmesi
Uçurum Dolandırıcısı
Zaman ve Kansızlık
Batı
Yalnızlık Sirki
Din
Aşkın Canlılığı
Müzik Üzerine
Tarihin Başdönmesi
Boşluğun Kaynağında

Kitabı okuyanlar 680 okur

  • Nebahat özcan
  • Ayşegül
  • Esen Taşkın
  • Eylül Türk
  • LunaNueva
  • Mhmt
  • Castiel
  • Rot@sız m@kinist
  • bhmflzf
  • murat apaydın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%26.6
25-34 Yaş
%42.2
35-44 Yaş
%15.6
45-54 Yaş
%3.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%10.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.2
Erkek
%46.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (49)
9
%23 (45)
8
%28.6 (56)
7
%14.3 (28)
6
%4.6 (9)
5
%3.1 (6)
4
%0.5 (1)
3
%0.5 (1)
2
%0.5 (1)
1
%0