Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne

·
Okunma
·
Beğeni
·
6908
Gösterim
Adı:
Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053160762
Orijinal adı:
De I'inconvenient d'etre ne
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
"İnsan ortaya çıkar çıkmaz, çiçekler de ortaya çıktı." Bana kalırsa, çiçekler insandan çok daha önce vardı ve insanın gelişiyle hâlâ içinden çıkamadıkları bir şaşkınlığa gömüldüler...
*
Ne zaman ölümü düşünmesem, hile yaptığım, içimdeki birini aldattığım hissine kapılıyorum.
*
Bilinç ete batmış bir kıymıktan çok, saplanmış bir hançerdir.
*
Ölümün bizim için artık ilginç yanı kalmayıp, ondan hiçbir şey elde edilemeyeceğini düşündüğümüzde, doğuma geri çekilir, başka türlü bir dipsiz uçuruma meydan okuyarak haykırmaya başlarız...
*
Yaşamak, savaşta toprak yitirmektir.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
E.M.CIORAN – Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne

Cioran hakkında çok fazla yoruma gerek duymuyorum. Gerçek bir filozof. Son kitabı “Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne” ile de yine ortaya harika bir tat sunmuş. Kitabın adı ile alakası yok kitabın. Bu sefer Cioran çok daha ılımlı ve pozitif. “Neden doğduk? “ sorusundan ziyade “ Bu dünyadaki rolümüz nedir?” sorusuna yanıt gibi..

Her satırı çizilesi. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Fazlasıyla üst düzey bir kitap yazmış Cioran.. Sarsıcı ve kendine getirici bir kitap isteyen herkes bir an evvel edilmeli bu kitabı ve nefes nefes okumalı.. Cioran kesinlikle çok cesur bir adam.. Tam bir başucu kitabı..

O kadar çok alıntı var ki, hangi birini yazarım bilmiyorum fakat bir kaç tane yazmak istiyorum.

“Çünkü her huzursuzluk yarın kalmış bir metafizik denetimden başka bir şey değildir.”
“Başkaları tarafından kuşatılmışım, kurtulmaya çalışıyorum, söylemeliyim ki pek başaramıyorum..”
“Tuhaflık bir ölçüt değildir..”
“Bizi kızdıran, sinirimizi bozan herkesi yok etme hakkı, ideal Kent’in anayasasında ilk sırada yer almalıydı..”
“Şu devlet başkanının gücü hayalci ve edepsiz olmasındandır. Utanmaz bir hayalperest!”
“İnsan özel bir koku yayar: Bütün canlılar arasında sadece insan ceset kokar.”

Herkese keyifli okumalar..
200 syf.
Ve insan yaratıldı. Allah insanı yarattığında melekler yeryüzünde kan dökecek bir halifemi yaratacaksın diye sordu... Kabil kardeşi Habil’i kıskançlık uğruna yok etti... Ve aradan milyonlarca sene geçti ama insan denen meçhul yine bozgunculuk yapmaya, kan dökmeye, devam etti. Her şey bu kadar hızla ilerlerken insan bir türlü ilerleyemedi.
Bu kitap insanın doğmuş olduğunu unuttuğunu ve ölümü beklerken dünyayla zaman doldurduğunu gözler önüne sermekte. Ve şu cümle benim için bu kitabın ve yaşamın özeti. ‘her şey olma duygusu ve hiçbir şey olmamanın gerçekliği’.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Birkaç hafta önce Cioran hakkında bir video izlemiştim. Cioran'ı ve yazdıklarını anlatıyordu. Nasıl ya demiştim nasıl?

"Bu yazarın bütün kitaplarını okumalıyım!" demiştim ama param yoktu :D Öğrencilik malum :(

Herhangi bir kitabı elime geçerse sabaha kadar okur bitiririm demiştim hani o kadar hayran kalmıştım yazara.
Sonra da sağ olsun bir şekilde Hasret Hanım (Hasret bulut) ile karşılaştım ve kendisi bana bu kitabı hediye etti. Kendisine buradan çok teşekkür ederim :)


Kitap neyi anlatıyor diye sorarsanız size yazarın da kafa yapısıyla şu şekilde cevap vereyim:
"Her şeyi anlatıyor ama hiçbir şey söylemiyor."

Cioran doğmanın insanın başına gelebilecek en kötü olay olduğunu düşünür. Bu kitabında da zaten 200 sayfa boyunca bunu anlatır. Ama normal bir roman tarzı değil de aforizmalar gibi alt alta atlaya atlaya frklı konular hakkında düşüncelerini yazarak yapmış bunu.

Tabii Tezer Özlü kadar mükemmel olmasa da Tezer'e veda ederken böyle bir yazarla tanışmam çok iyi oldu. Eksikliğini bir nevi hissettirmeyecek.

Yazarın ne kadar kaliteli olduğunu bütün kitaplarını okuyacağım dememden anlarsınız zaten :)

Ekim'e kadar Cioran okuma etkinliğimiz sürecektir ona da buyrun gelin :)
#33168433

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim.
200 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
"Doğmuş olmamı asla bağışlayamıyorum!" Demişti Rumen yazar Emil Michel Cioran. Geçmişten o zamana kadar en sakıncalı konuları hiç çekinmeden dile getirmiş, varoluşa en büyük darbeyi sessiz bir özveriyle indirmişti. Her bir aforizmasında insanın yüzüne tokat gibi inen gerçekler karşısında okuyucusunu neye uğradığını şaşırdığı bir şölene davet ediyor... Bir insan var olmaktan bu kadar nefret edebilirdi dedirten düşünceleriyle de destek veriyor. Sadece kaderimin dışına çıktım artık nereye döneceğimi ne yana koşacağımı bilmiyorum, şeklinde dile getirir bir aforizmasında kaybolmuşluğunu. Yıllarca süren yalnızlığında sadece yazmak isyedi çünkü onun için anlamlı bir şey varsa o da yazmaktı, ne kadar inkar etse de...

Bunca boş konuşan insan arasında sessizliğin kutsal mabedinde tam bir inzivada geçirdi yıllarını. Yalnızlığımızı korumanın tek yolu olarak sevdiğimiz herkesten başlayarak herkesi yaralamak olduğunu ileri sürdü. Bütün gençlik çağında intihar fikrini savunsa da ölüme meydan okuyan yanı hep daha ağır bastı. Bir keresinde, intihar fikri olmasaydı kendimi öldürürdüm, diye yazmıştı. Yaşamına istediği zaman son vermek kendi elinde olduğu sürece sonuna kadar gitmek gerekir düşüncesindeydi. Çok kısa aynı zamanda en derin acıları barındıran, sözcükleri bir araya getirmesiyle önüne geçilemeyen tehlikeli sularda dolanması buna bir örnek gösterilebilir...

Tanrı fikrini benimsemedi hiç Cioran, ve insanı Tanrı'yla bağdaştıran bir yönünüde gizleyemedi, varlığımızın derinliklerinde tanrı kadar yüzüstü bırakılmış onun kadar acınası olduğumuzu yüzümüze vurmaktan geri durmadı. Belki de insan yalnız kaldı mı tanrıyı kabul etmekle reddetmek arasında karanlık bir boşlukta çıldırıyordur...

Bu kitabın ana konusu hakkında birkaç cümleyle özet geçilecek olsa muhtemelen şu olurdu: Hiç doğmamış bir insan kadar mutlu olmak isterdim! Bilincin derinliklerinde acı içinde dolanıp uykusuz geçirdiği gecelerin bir intikamı gibi bu kitap. Genelikle konu bütünlüğü, yazma tarzı, kelime dağarcığı bunların hepsi bu kitapta önemini yitiriyor sadece tek bir şey dikkatinizi çekiyor, sözcükleri bir araya getirip en acı sekilde sunumu ilgilendiriyor okuyucuyu. İki tane alıntısı hakkında belkide şu ana kadar en çok tartışılan konuların en kısa ve en derin özeti şeklindedir:"Bilinç ete batmış bir kıymıktan çok , saplanmış bir hançerdir." Ve " Yaşamak savaşta toprak yitirmektir!" Daha fazla ne söylenebilir bunun hakkında bilmiyorum... Ve yaşamak karşısında nefretini bu kitapla doruk noktasına ulaştırır Cioran. Acı artık işlemez hale gelir ta ki ona inanmaktan vazgeçinceye kadar. Ne inançlar, ne insanlar ne de başka bir şey bu kitap doğmuş olduğunu affedemeyen bir yazarın mezarından başka bir şey değildir! İyi okumalar diyemiyeceğim sanırım çünkü okuyunca pek de iyi olunamayan bir kitap...
200 syf.
·10/10
''de l inconvenient d etre ne''


ah cioran...

her şey olma duygusu içinde hiçbir şey olmamanın gerçekliğini yaşayan insanoğlu için fazla tanımlayıcı bir kitap yazmış.

doğmuş olmamı asla bağışlayamıyorum dediği yerde bir kitap için verilecek en uzun es verdim. doğmuş olmaktan duyduğu acıyı ruhunuzda hissetmemek mümkün değil. bir de kitaba kendinizi kaptırıyorsanız. bu acısını, insanların yüzeysel acılarına, dine, insanların kurduğu sistemlere binaen teşhir edici sözlerle muazzam anlatmış,

aklıma kefernahum filmi geldi. ailesine kendisini doğurduğu için dava açan o çocuğun acısının geri planını okudum diyebilirim.

ahh cioran...
200 syf.
·8/10
Cioran doğmuş olmaktan bu denli nefret etmesini din, yönetim sorunları, zaaflarımız, acılarımız, üzerine yazdığı kanıtlayacı aforizmalarla çok güzel açıklamış. Her bir aforizması kendimizden çok fazla kesit bulup sorgulamamızı sağlayacak cinsten. Okurken kesinlikle yorulduğumu hissettiğim kitaplardan biri. Arasıra açıp bir aforizmayı okuyup üzerine düşünmek için elinizde kesinlikle bunlunmalı.
200 syf.
·Beğendi·10/10
Cioran'a kafayı takmış bir Sinemis elindeki bütün kitaplarını bir çırpıda bitirebilir... Diline iyice alıştığım için okuması artık daha kolay. Bu kitabını aforizmaları sıralayarak ve yıldızla ayırarak yazdığı için anlaması oldukça zevkli olmuş. Otobüste dahi okuyabiliyorsunuz, tabi biraz işkence ile. Altını çizdiğim birçok satır ve beynimi mıncıklayan cümleler. Kendimi bulduğum cümleler vardı ve onları daha çok sevdim. Ölüme odaklanan yazar, çizer, düşünür sayısı fazla. Peki ya doğuma, doğmamış olmaya odaklanan? İntihar etmemiş olması hala çok şaşırtıcı geliyor. Düşüncelerine aşık olduğum adam... Bekle beni "Var Olma Eğilimi"..
200 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Başkaları tarafından kuşatılmışım, kurtulmaya çalışıyorum,söylemeliyim ki pek başaramıyorum.Ama yine de olmak istediğim kişi ile her gün bir kaç saniyelik bir görüşme atarlayabiliyorum...bu söz sanırım kitabı en iyi özetleyen cümle bana göre her gün kendi kendimize konuştuğumuz sorguladığımız binlerce soru ve o soruların cevabını veriyor
200 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Herşey"i "hiçbir şey" olarak algılayan çağımızın bu "uyku­ suz" adamı, "ölümün, içinde geviş getirip hayatı sindirdiğini" hissederek yaşadı. Hayatı da umursadı, ölümü de... En iyisinin, hiç kimsenin elinde olmayan "hiç doğmamak" olduğunu düşü­ nüyor ve aptal bir gülümsemeye takılıp kalacağını da bile bile varoluşuna bir anlam arıyordu. Uzun gezilerinin birinde, Nor­ mandiya kırlarında rastladığı bir cenaze töreninde ayak üstü sohbet ettiği bir köylü, ona hayatın da, herşeyin de anlamını iki sözcükle anlatıvermişti:
"Evet bayım, bu kadar... hepsi bu..."

Roman beklerken ,
Ağırlıklı ,doğmuş olmanın sıkıntısı ve ölüm üzerinde bir şekil dipnot gibi. Çabuk okunabilen , genelde 4 lükler halinde yazılmış
Notlar, söylemler ..
200 syf.
·44 günde·5/10
Kitabın pesimist bir üslup ile kaleme alınmış oldugunu pek tabii bekliyordum, ancak birbirinden bağımsız olduğunu düşündüğüm aforizmaların aslında bir bütün olarak sunuldugunu okuyunuca farkettim. Ciaron, hayattan nefret etme sebebini insanın yaradılışına dayandırmış. Her aforizması olmasa bile bazıları kesinlikle etkileyici ve cesur tespitler. Okumaya her kitap değer tabiki yine de okumaya karar vermeden önce bir kac alıntısını incelemenizde fayda var...

"Doğmamak hiç kuşkusuz olup olabilecek en iyi formüldür. Ama ne yazık ki, kimsenin elinde değil."

"Hiçbir hükümdar, kendini öldürmeyi kafasına koymuş bir zavallının gücüyle karşılaştırılacak bir güce sahip olamamıştır."

"İnsan en derinlerde, bilince sahip olmadan önceki bilinçsizlik durumuna kavuşmaya can atar. Tarih, insanın buna ulaşmak için geçtiği dolambaçlı yoldan başka bir şey değildir."

"Ağaçlar kıyıma uğramış. Evler ortaya çıkıvermiş. Her tarafta ağızlar, ağızlar... İnsan kendini yaymış ortalığa. İnsan yeryüzünün kanseridir."

"Antik tanrılar insanlarla alay eder, onları kıskanır, peşlerine düşer ve ara sıra çarparlardı. İncil ve Kuran'ın tanrısı o kadar alaycı ve kıskanç olmadığından; ölümlüler, talihsizlikleri için onu suçlayabilme tesellisine bile sahip değiller. İyi Tanrı trajediyi öldürdü."

"Unutma yeteneğimiz olmasa, geçmişimiz şimdimizin üstüne öyle ağır bir yükle çökerdi ki, bir an bile kendimizi kıyıya atacak, hele orada tutunacak gücümüz olmazdı. Hayat ancak düşüncesiz olanlara, kesinlikle hatırlamayanlara katlanabilir görünür."
Ne zaman inançlı birine rastlasam, ruhunun hangi kusuru, hangi çatlağı ona bu inançları kazandırdı diye sorarım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053160762
Orijinal adı:
De I'inconvenient d'etre ne
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
"İnsan ortaya çıkar çıkmaz, çiçekler de ortaya çıktı." Bana kalırsa, çiçekler insandan çok daha önce vardı ve insanın gelişiyle hâlâ içinden çıkamadıkları bir şaşkınlığa gömüldüler...
*
Ne zaman ölümü düşünmesem, hile yaptığım, içimdeki birini aldattığım hissine kapılıyorum.
*
Bilinç ete batmış bir kıymıktan çok, saplanmış bir hançerdir.
*
Ölümün bizim için artık ilginç yanı kalmayıp, ondan hiçbir şey elde edilemeyeceğini düşündüğümüzde, doğuma geri çekilir, başka türlü bir dipsiz uçuruma meydan okuyarak haykırmaya başlarız...
*
Yaşamak, savaşta toprak yitirmektir.

Kitabı okuyanlar 276 okur

  • Zeynel Ağdepe
  • Ezgi
  • Gamze
  • Ugur ozel
  • deniz
  • Doğukan Kılınç
  • Fatma dinçer
  • Mehmet Toprak
  • Ahyelüz
  • murat koçhan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%29.4
25-34 Yaş
%47.1
35-44 Yaş
%17.6
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.4
Erkek
%55.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.1 (28)
9
%22 (18)
8
%23.2 (19)
7
%6.1 (5)
6
%4.9 (4)
5
%3.7 (3)
4
%2.4 (2)
3
%3.7 (3)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları