1000Kitap Logosu
Çürümenin Kitabı
Çürümenin Kitabı
Çürümenin Kitabı

Çürümenin Kitabı

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
1.287 Kişi
4.650
Okunma
1.734
Beğeni
90,6bin
Gösterim
192 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 5 sa. 26 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Metis Yayınları · Ocak 2021 · Karton kapak · 9789753422666
Orijinal adı
Précis De Décomposition
Diğer baskılar
Çürümenin Kitabı
A Short History of Decay
"Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet – geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki? "Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkûm olmayan hiçbir 'yeni' hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm." – E. M. Cioran İÇİNDEKİLER Çürümenin Kitabı Tesadüfî Düşünür Gerilemenin Çehreleri Azizlik ve Mutlağın Yüz Buruşturmaları Bilginin Dekoru El Etek Çekme
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺22,9
8.4
10 üzerinden
1.287 Puan · 316 İnceleme
~gül
Çürümenin Kitabı'ı inceledi.
168 syf.
·
6 günde
·
9/10 puan
Çürümeyi okumaya karar verdiyseniz ve kitabı elinize aldıysanız sizi kimsecikler bundan alıkoyamaz, tavsiyeye de gerek duymazsınız. Çünkü kitabın kapağını açar açmaz sizi içine çeken çekene; çürümeler, kokuşmalar, bunalımlar, haykırışlar; düşünceler, tespitler, eleştiriler... Kitaptan alıntılarla somutlaştırayım, daha iyi anlaşılır: “Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet.. Geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. Iz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?" Fakat Çürüme, o kadar da basit değil herkesin okuyabileceği, satırlarını kaldırabileceği bir kitap değil; aşırı yoğun bir kitap, Cahil Hoca’dan sonra okurken zorlandığım ilk kitap. Cioran, okuyucuyu paragraflar arasında hazmede hazmede yürüyüşe çıkartan bir yazar...bu yüzden hemen bitirip köşeye atabileceğiniz bir kitap olarak düşünmeyin! Günlük ortalama 25-30 sayfa ancak okuyabiliyordum. Bazen bir sayfadan sonra ikinci sayfayı kaldıramıyor kitabı sessizce yerine bırakıverirdim🤷‍️ Çürümenin Kitabı okurken can sıkar, okuruna acımaz, bazı gerçekleri insanın yüzüne yüzüne çarpar; “İnsan, kendini Şeytan’da çok fazla bulduğu için O’na tapamaz; ondan bilerek nefret eder; kendinden-yüz çevirir ve Tanrı’nın yoksul vasıflarını ayakta tutar. Ama Şeytan bundan şikayetçi değildir ve bir din kurmaya hiç heveslenmez: Zayıflatılmamasını ve unutulmamasını temin etmek için burada değil miyiz biz?” Ruhunuzu doyumsuz, boşlukta hissettirir, hayata tutunduğunuz değerleri şöyle bir silkeler(özellikle inanç konusunda): “Niçin Tanrı o kadar soluk, o kadar dermansız ve o kadar vasat bir çekiciliktedir? Niçin ilginçlik, tutarlılık ve güncellikten yoksundur ve bize o kadar az benzer? Bundan daha az insan biçimli ve bundan daha ucuz bir biçimde uzak bir imge var mıdır?” Ya bizler! bizler masum muyuz? Cioran’e göre değiliz hatta daha da ileri gider bir caniyle aynı kefeye koyar; “Cani, özgürlüğünü sınırsız bir şekilde kullanır ve gücünün fikrine karşı koyamaz. Başkalarının hayatına son verme konusunda, o da her birimizle aynı düzeydedir. Eğer düşüncede öldürdüklerimiz hakikaten yok olsalardı, yeryüzünde kimse kalmazdı. İçimizde çekingen bir cellat, hayata geçmemiş bir katil taşırız.” yine bir başka sayfada; “Hepimiz sahtekâr olduğumuz için birbirimize tahammül ederiz.” der. Kitap boyunca yazar, günlük hayatı deşmeye devam eder, bazı yerlerde tercihinizi yazardan yana kullanmak istemezsiniz bu durumda kafa karışıklığınızla kala kalırsınız... Dinler, ‘intiharı’ günah olarak(bunun sebebini de söylüyor o da ayrı bir konu) yazar ise yaşamı Tanrı’dan uzaklaşma olarak değerlendiriyor. Bu yüzden yazar 30 yaşına varmadan ölmeyi düşündüğünü fakat intiharı bir türlü gerçekleştiremediğini sık sık dile getirir. “Bir insanın ihtirasından fazla yaşaması, onu benim gözümde hor görülmeye lâyık ve iğrenç kılmaya yetiyordu. İnsanlığın bana fazla geldiği de söylenebilir. Onda az sayıda büyük karar ve öyle bir yaşlanmaya teşnelik görüyordum ki yüz çeviriyordum; otuzuma gelmeden bu işi bitirmeye karar vermiştim. Fakat yıllar geçtiğinden, gençliğimin gururunu kaybediyordum: Her gün, bir tevazu dersi gibi hâlâ hayatta olduğumu, hayatın çürüttüğü insanların arasında rüyalarıma ihanet ettiğimi hatırlatıyordu bana.” ... Ölümü seçenler dışında hiç kimsenin Tanrı’nın sevgili kulu olamayacağını tekrarlıyordum kendime. Şimdi bile, kendini asan bir kapıcı yaşayan bir şairden daha değerlidir gözümde. İnsan intiharı ertelenmiş birisidir.” Çürüme varoluşu, işlenen bir günah, bir suç nedeniyle olduğunu savunur. “Hangi günahı işledin de doğdun? Hangi suçu işledin de varsın?... Çürüme sizi düşünmez; tam aksine sizi azarlar, bunaltır, mutsuz eder ve yerden yere vurur; insanın aklına, yazarın biz okurla, hayatla ne alıp veremediği sorusu gelir; ben bunu tüm satırlarda sorguladım... Yeri gelir yazarın karşısında dehşete kapılırsınız, okurken insan yazarla kavga ederken, tartışırken buluyor kendini. İçinizden bir çığlık yükselir, neden...? Kitabın sonlarına doğru kitapla barışır kucaklarsınız, yazarına bir göz kırpar ve şöyle dersiniz: Evet, bunlar senin doğruların... Son olarak eğer Cioran’i daha önce okumadıysanız; kitaba başlamadan önce birkaç iyi inceleme okumanızda ve alıntılara göz atmanızda fayda var. Çürüme’yle beraber yazarın diğer kitapları da okuma listeme eklendi. Mutlaka okunması gereken bir eser, okumak isteyen herkese keyifli okumalar dilerim...
Çürümenin Kitabı
OKUYACAKLARIMA EKLE
20
252
Hacı Seydaoğlu
Çürümenin Kitabı'ı inceledi.
192 syf.
·
6/10 puan
Kitabın ancak yarısını anlayabilmişimdir. Huzursuz, rahatsız bir insanın bölük parça iç dökmelerini okumuş gibi hissediyorum. Bölümler arasında bir bağlantı yoktu. Bölüm başlangıçları başlangıç gibi değildi. 200 sayfa olmasına rağmen, hacimli kitaplardan daha zor okunur. Anlayabildiğim bazı kısımları ufuk açıcıydı. Sanırım yazarımıza göre kitap okumak dahil her şey anlamsız bir çabadan ibaret. Bu kadar anlamsızlık içerisinde bir kitap yazıp çabalamış olması, her şeyin o kadar da manasız olmadığını gösteriyor sanırım. :) Bu kadar zorlandığım kitapların 10 üzerinden 8.4 puan alıp yüksek okunma sayılarına sahip olması bir parça üzüyor. Sorun bende sanırım. Lütfen üzerime giriş gelişme sonuç ve karakterler içeren kitaplar atın.
Çürümenin Kitabı
OKUYACAKLARIMA EKLE
36
Ahmet Erdoğan
Çürümenin Kitabı'ı inceledi.
192 syf.
·
8 günde
·
Puan vermedi
Gerçekler birçoğumuzun kaldırmayı dahi göze alamayacağı kadar ağır yüklerdir. Belki de bu nedenle onları farkında bile olmadan yadsırız. Emil M.C, “Çürümenin Kitabı” ile kaçtığımız bu gerçekleri bir tokat gibi yüzümüze çarpar. Bu nedenledir ki bu kitabı okurken huzurlu anlar beklemeyin. Aksine yoğun bir buhran içerisinde, belki de kendinizden kaçmaya çalışarak ama aslında kendinizi ve insanları keşfederek geçirdiğiniz bu anlarda çürümüşlüğün kokusunu alırsınız mide bulantısıyla birlikte.Peki bu bir engel mi kitabın okunmasına? Kitapların varlığı sadece keyif almak ve huzur bulmak için mi olmalı? Bence hayır. Ya sizce? Bizleri üzen gerçeklerin farkına varmak ya da kanıksamış olduğumuz düşünceleri sorgulamak neden bu kadar ürkütücü?Bu oldukça zor olsa bile, belki çürümüş de olsa gerçeklerin peşinden koşmak, onlarla tanışmak, farkındalıklarımızla birlikte yaşayabilmemize olanak sağlayabilecektir.Zalimlik, hoşgörüsüzlük, umutsuzluk, fanatizm, çürüme, kokuşmuşluk, ölüm, nefret, umarsızca çırpınmanın nafileliği gibi birçok kavramın aslında hayatın vazgeçilmez unsuzları olduğunu ve bir şekilde bu çürümüşlüğün içerisinde kendimize yer bulmamız gerektiğini kendi bakış açısıyla bize anlatır Cioran. Aslında düşüncelerini anlatırken bile kelimelerin varlığından iğrendiğini her fırsatta bize yansıtır. "Kelime fuhuşu" olarak gördüğü dilin kullanımının tazelenmesi ve temizlenmesi için bir süre kullanılmaması gerektiğini bile dile getirmiştir. Eserlerinde 20.yüzyılın Avrupasının doğasını anlatan Rumen deneme yazarı Cioran, önceleri kitaplarını Rumence yazarken, 1945'den itibaɾen Fɾansızca yazmaya başladı. Bu kitabını özellikle Fransızca yazma çabası içerisinde olduğu için de üzerinde birçok kez düzeltme ihtiyacı duymuştur.Nihilistik, nüktedan ve aforizmalarla dolu olan bu kitabı okuduğunuzda yazarın Nietsche ve Kierkegaard’ın hayata bakış açılarına hayran olduğunu net bir şekilde görürsünüz. İnsanın tapınma isteğinden, tanrının güçsüzlüğüne, Antik Yunanlılar'ın çöküşünden varoluşun en karamsar ve aşağılık yanlarına değinen Cioran, kendi hayatını da her zaman kasvetli bir baskı ile sürdürmüştür.Yazarın bu hallerini kitapta da fark ettiğimiz için ister istemez hayatı her anlamda kötüleyen insanları sorgularınız. ve çoğunlukla da onları anlamakta zorluk çekeriz. Neden mi? Acı çekiyorlardır çünkü. Belki de bizim gibi kör insanların arasında görmeyi başarabilenlerin olmasını kaldıramayız ya da görüp de mutsuz olmaktansa körlerinki gibi sahte bir mutluluğu tercih ederiz.İşte bu noktada size diyebileceğim tek şey kör ve sağır kalmak istiyorsanız bu kitabı asla ama asla okumayın. Lakin her şeye rağmen, çürümüşlüğün kokusunu almaya razıysanız içinize sine sine, kokuyu çeke çeke okumalısınız. Sonrasında da hayatın çürümüşlüğü içerisinde olsa bile bu kokuya alışmalı, hayatın bir ucundan tutmayı öğrenmelisiniz
Çürümenin Kitabı
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
47