Çürümenin Kitabı

8,6/10  (66 Oy) · 
164 okunma  · 
71 beğeni  · 
3.014 gösterim
Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet - geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?

Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkum olmayan hiçbir "yeni" hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm...
-E.M. Cioran-
(Arka Kapak)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
 12 Oca 17:00 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Kitabın ne kadar sarsıcı olduğunu yorumlardan anlamak mümkün ancak ben bu kadarını beklemiyordum. Hem kitap hem de kitabın içindeki bölümler gayet kısa fakat okunan her bir bölümü iyice sindirebilmek için çok zamana ihtiyaç var. Bazen sadece bir cümle okuyup kitabı kapattığım da oldu. Zihni oldukça yoruyor, biraz da felsefeye, sorgulamaya meraklıysanız düşüncelere kapılıp gidiyorsunuz. Elimin altından ayırmak istemediğim bir kitap. Sık sık okuyup daha iyi anlamak gerekiyor. Böyle bir kitap yazdığı için yazarı da iyice araştırıp diğer kitaplarını da okuyacağım.Varoluşçuluğa,sorgulamaya, felsefeye ilgi duyan herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar.

wybie 
13 Nis 2016 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hayat felsefem olmayı başaran kitap. Gerçek manada insanların tepkilerini sosyolojik olarak incelemiş. Gerçekleri yüzünüze çok sert biçimde vuran, herkesin kaldıramayacağı bir eser. Bölüm bölüm olduğu için daha kolay hazmedileceğini düşünüyorum. Kitabı bitirdim fakat dönüp dönüp hala bölümleri okuyorum. Baş ucu kitabı. Kitapta beni vuran belki de en vurucu cümle ise : " İntihar etmek için bile daima çok geç." Okumadan evvel kemerleri bağlayın, derinden sarısalacaksınız.

Bahar Erdal 
02 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ruhunuzu zorlayabilecek, ağır , aksak ve nedenini belki de asla keşfedemeyeceğiniz bir öfke var satır aralarında. Felsefe ve sosyoloji ile harmanlanmış derin bir iç döküş. İntihar etmeyi kutsayan ancak intihar etmemek için ciddi bahaneler yaratabilen mutsuz, umutsuz, umarsız bir tanrının baş yapıtı dersek yanılmış sayılmayız belki de. Kitabı okuyacaklar kendilerini bir şok yaşamaya veya en dibe çekilmeye hazırlamalı.

Bazı kitaplar can sıkar, ruhunuzu hırpalar, hayata tutunduğunuz kasnakları sallar. Düşünce bulantınızla kala kalırsınız. Satırlar ve günlük hayat birbirini deşmeye başlar. Cümleler, keyfinizi kovalar. Gönülsüz okursunuz çünkü hiçbir satır onu okşamaz. Yazılanlar hemhaldir hayatla aslında. Ama hayat, birebir gerçeklerle yaşanmaz. O yüzden her gerçek, çıkmaz zihninizin yüzeyine, izin vermezsiniz. Yaşamak için gerçekleri ihmal etmeniz, itelemeniz gerekir.Elimdeki kitap da tam da bunu diyordur:Zihin faaliyeti kurtarıcı bir sahtekârlıktır, bir es geçme alıştırmasıdır; yumuşatılmış, rahat ve yanlış bir gerçeklikte gidip gelmemize imkân verir. Kavramları çekip çevirmeyi öğrenmek-şeylere bakmayı unutmak...
Düşünüş bir firar gününde doğmuştur; bunun sonucu olarak sözeltumturak gelmiştir.Zihin hovardadır, ahlaktan ahlaka sevdalanır. Zihin ilkesizdir, doğru, yanlış her şeyle sırnaşır. Zihin dalaverecidir, bencildir. Bu yüzden hafızamızı zayıflatır ancak işine geleni belleğe taşır. Elinizdeki kitap tam da bunu diyordur:Hayat, ancak muhayyilemizin ve hafızamızın zayıflıklarıyla mümkündür.
Rumen deneme yazarı ve ahlakçısı Emile Michel Cioran, okurunu düşünmeyen yazarlardandır. Ne ümit etmeyi, ne umudu, ne yaşam sevincini bulaştırmaz retoriklerine. Dahi olarak gördüğü Nietsche ve Kierkegaardı en sıradan dönemde çıkmış olsalar dahi ilhamları daha az titretici ya da daha az alevlendirici olmazdı diyerek anlatır.
Eserleri daha ilk satırda, bu adamın hayatla ne alıp veremediği sorusunu akla getirir. Sayfalarda ilerledikçe saldırgan dilinin arkasında ikrara kapanan bir adam görürsünüz. Ona göre mutsuzluğun bilincine varmak için; hakikatin acı çekmek olduğunu bilmek ve nedenselliği bahane etmeden, dertlerin istilasını kabul etmek gerekir. Hayat dediğinde burukluğun tahrip ettiği bir mucizedir zaten.
Onun için yaşam işaretleri zalimlik, fanatizm, hoşgörüsüzlüktür. Kavramlara şüpheyle yaklaşan, tanımlamaları en gerçek hallerini görene kadar soyan ve insan yaratımı hiçbir şeyi masum saymayan Cioran, kendi deyişiyle acımasızca duygularının sekreterliğini yapar. Bir taraftan kullandığı dilden bile tiksinti duyar.Kelime fuhuşu olarak gördüğü dilin kullanımının tazelenmesi ve temizlenmesi için bir süre kullanılmaması gerektiğine varana kadar ilginç düşüncelere sahiptir.
İdeolojilerin, doktrinlerin ve kanlı şakaların (!) zamanla saflığını yitirip, inanca dönüştüğünü, bir olay çehresine büründüğünü ve mantıktan kopup, sara hastalığına dönüştüğünü söyler.
Her ne kadar ölümlülüğünün içinde yan gelip yatmak istediğini ve normal kalmak istediğini söylese de eserleri karabasan gibi uykularınızı kaçıracak türdendir.Parmaklarınızı kaburga kemiklerinizin üzerinde bir mandoline dokunur gibi gezdirin: Mezara ne kadar yakın olduğunuzu göreceksiniz. Giyimli olduğumuz içindir ki ölümsüzlükle böbürleniriz: Bir kravat takıldığında nasıl ölünebilir? Çürüme, kokuşmuşluk, ölüm, nefret, umarsızca çırpınmanın nafileliği...Çürümenin Kitabını canhıraş bitirdiğinizde derin bir oh çekip kitabı bir daha gözünüzün önüne gelmemek üzere saklayasınız gelir. Hiç de öyle cicili bicili, neşe saçan, okuyucuyu kelimeler arasında hazmede hazmede yürüyüşe çıkartan kitaplara benzemez. Onun anlatımıyla monoloğun sınırına, yalnızlığın ucuna vardığınızda -başka muhatap bulamadığınızdan- en yüksek diyalog bahanesiyle Tanrıyla baş başa kalırsınız ve Çürümenin Kitabından sonra Tanrıya sığınırsınız. Cioranın alacakaranlık kuşağı sizi baykuş eder, dünyanızı şaşırırsınız..

Can Murat Demir 
 24 Mar 08:11 · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Tıpkı Nietzsche, Stirner, Schopenauer gibi aforizmalar üreten bir yazar Cioran. Her cümlesi zehirli bir yılan gibi varoluşunuzu sokmaya çalışıyor, bu tarz yazarları okumadan önce birkaç külliyat devrilmesini öneririm. Zira yukarıda saydığım yazarlar bu anlamda bir başlangıç olabilir. Yoksa her paragrafta iki saat düşünür ömrünüzü tüketirsiniz. Bazı kitapların tadına varabilmeniz için öncesinde biraz acı çekmelisiniz. Bu böyledir.

Sedat Aktaş 
24 Oca 16:15 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hislerime tercüman, derdime deva değil. Zaten böyle bir amacı da yok. Böyle bir amacının olmaması muğlaklıkla çelişmemesinden kaynaklı. Genel olarak intihar etmeyin demiş ama böyle bir hayat felsefesinde intihar etmemek imkansız.

imran Kurttekin 
29 Haz 17:16 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Elimizi yüzümüzü kitaplarla yıkadığımız bu evrende varolmanın katlanılmaz ağırlığı altında bir gün küfleneceğimizin abidesidir bu kitap.

Ülkünur ÜNAL 
25 May 14:10 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kitap incelemesinde pek başarılı değilim maalesef. Ama bilgilendirmeye çalışacağım. Öncelikle kitaptaki bazı örnekleri anlayabilmek için bazı tarihi olayları ve kişilikleri bilmek gerekiyor. Ama okurken aynı zamanda araştırarak daha iyi kavrayabilirsiniz. Sizin içinde iyi olur. Alıntı yapmak istediğim çok fazla şey vardı. Ama çok azını paylaşabildim sizle.Okumayı düşünen varsa okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap. Şimdiden iyi okumalar

Maya 
12 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

Seviyemin üstünde, felsefi ağırlıklı bir kitap olduğu için okumak kolay olmadı. Paragrafı okuyup ne dedigini anlamak için sürekli başa sarsam da tokat gibi cümleler fazlaydı. İnançları ve hayata dair yargıları çürüterek intihar etmeye meyillendirici bir kitap oldu benim için. Çürümüş hayatlarımızı hatırlattığı için herşey süper modundaki kişilere önerilebilir diye düşünüyorum; )

Ezgi K. 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Düşünme irademizi kullanmayışımızın, not defterlerimize kaydını aldığımız düşüncelerin bizi savunduğu bir gerçekliğin, bir hiç oluşumuzun basitliğinin, hayatın ciddiye alınmayacak pahada bir boşluk oluşunun ama bu boşlukta en çok da o ciddiye almayanların sallandığı ironiler denemesidir bu kitap.
Gençlerin eline düşmemesi gereken bir kitap. -Topluma faydalı birey- nitelendirmesine olabildiğince zıt. Nitelendirmelerin, hayatınızın herhangi bir alanına etki etmesine izin vermeyecek kadar silinmişseniz, okuyunuz. İntihar etmeyiniz, nitekim kitabın yazarı da etmedi. 84'üne kadar yaşadı. Günlük hayat ironilerini yüzümüze vurduğunu söylemiştim değil mi?

2 /

Kitaptan 363 Alıntı

Bir gün bir adam onu zengince döşenmiş bir eve soktu ve şöyle dedi: 'sakın yerlere tükürme!' canı tükürmek isteyen Diogenes, adamın suratına tükürdü ve ona, bulduğu tek pis yerin orası olduğunu haykırdı.

Çürümenin Kitabı, Emil Michel CioranÇürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran
Murat Sezgin 
24 Oca 01:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Her şey görünüm değiştirir, güneş bile; her şey eskir, mutsuzluk bile...

Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 112 - Metis Yayınları)Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 112 - Metis Yayınları)
Murat Sezgin 
17 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Fikirlerin birbirinin yerine geçebildiğini kabullenmemekte ısrar edilince, kan akar...

Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 8)Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 8)

Can sıkıntısı, hiçbir inanç adına yaşamayıp, hiçbir inanç adına ölmeyenlerin çektikleri azabın adıdır.

Çürümenin Kitabı, Emil Michel CioranÇürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran
Murat Sezgin 
29 Haz 11:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Karıştırdığım sayfaların sonuncusu
Konuşanların sırrı yoktur. Ve hepimiz konuşuruz. Kendimize ihanet eder, kalbimizi teşhir ederiz; her birimiz dile gelmezliğin celladıyızdır; her birimiz sırları, en başta da kendi sırlarımızı yok etmek için yırtınırız.

Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 21 - Metis Yayınları)Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 21 - Metis Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
08 Oca 22:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Etrafımıza saçtığımız kelimeler oranında ölürüz... Konuşanların sırrı yoktur."

Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 21 - Metis Yayınları)Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 21 - Metis Yayınları)
Murat Sezgin 
24 Oca 20:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Gündüz, düşüncelere düşmandır; güneş karartır onları; ancak gecenin ortasında açılırlar...

Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 136 - Metis Yayınları)Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 136 - Metis Yayınları)
Murat Sezgin 
 26 Haz 10:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Karıştırdığım sayfalardan 3
Geceler boyunca hangi kâbuslarla haşır neşir olduk ki güneşe düşman olarak kalkıyoruz?

Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 45 - Metis Yayınları)Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 45 - Metis Yayınları)
Murat Sezgin 
24 Oca 21:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Her tarafta isteyen insanlar..., çapsız ya da esrarengiz hedeflere doğru koşuşturan adımların maskaralığı, çakışan iradeler, herkes bir şey istiyor, kalabalık bir şey istiyor, bilmem neye doğru yönelmiş binlerce insan.

Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 146 - Metis Yayınları)Çürümenin Kitabı, Emil Michel Cioran (Sayfa 146 - Metis Yayınları)

Kitapla ilgili 1 Haber