Puan vermedi·520 syf.····Okunma: 10 Nisan 2025 11:08 Masumiyet Müzesi yer yer akıcı, yer yer fazlasıyla durağan bir kitaptı. Okurken bazen sayfalar su gibi akıp giderken, bazı bölümlerde uykum geldiğini itiraf etmeliyim. Kemal karakterine gelince, gerçekten âşık mıydı, yoksa takıntılı bir sapık mı, buna karar vermek zor. Füsun’un izmaritinden tuzluğuna kadar her şeyi toplaması, bana göre bir aşk değil; tam anlamıyla bir rahatsızlık. Anıları olan birkaç eşya belki anlaşılabilir, ama bu kadar fazlası?
Füsun’un ailesinin Kemal’i sürekli evlerinde ağırlaması ve kocasının hiçbir şeyden şüphe duymaması da oldukça tutarsızdı. Ya da belki onlar, kızlarının isteği üzerine mi yapıyordu bunu? Bilmiyorum, ama bu durum bir nebze gerçekçilikten uzak hissettirdi. En çok merak ettiğim kısım, Füsun’un penceresinden bu ilişkiye bakabilmekti. Kitapta duygusal yoğunluk fazlaydı ve yer yer Kemal beni gerçekten çıldırttı.
Ama yine de... bazı sayfalarda öyle derin, öyle dokunaklı kelimeler vardı ki, işte o anlar için okudum. Masumiyet Müzesi aşkı sorgulayan, kendi içinde derin bir anlam taşıyan bir kitap. Ama aşk var mıydı derseniz… Bence yoktu. Çünkü aşk, böyle bir şey değil.