·181 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Nisan 2025 12:08 Batılı yazar ve fikir adamlarının, eski Türklerin yönetim anlayışları ile ilgili, düşüncelerini ve görüşlerini kaynakları ile birlikte içeren çok kıymetli bir eser.
Kitabın bölümlerinin başlıkları şu şekilde;
* Keyfi İdare ve Mutlakiyet Yoktur, Demokrasi Vardır
Bu bölümde görüyoruz ki eski Türkler -Çöküş dönemine kadar Osmanlı da dahil- kâğıt üzerinde Mutlakiyet ile yönetiliyor görünseler de esasında keyfi bir idare söz konusu değildir. Hükümdar tek başına savaş kararı alamaz, barış kararı alamaz. Velhasıl Hükümdar hiç bir kararı tek başına alamıyor. Halbuki o sıralarda Batı ülkelerinde bir çok ülkede bütün kararlar kralın iki dudağının arasında bulunuyor. Bunu kitabın yazarı İsmail Hami Danişmend söylemiyor, bizzat Batılı fikir insanları söylüyor. Hem de kitaplar içerisinde yani yazılı, kayıtlı olarak.
* Sınıfsızlık ve Mutlak Müsâvât (Eşitlik)
Günümüzde sadece kağıt üzerinde cafcaflı ifadeler ile yerini alan sınıfsızlık ve eşitliğin aslında geçmişimizde gerçekten yaşandığını bize yine yabancı yazarlar anlatıyor. Bu bölüm de çok güzel ve anlamlı pasajlar içeriyor.
* Padişahın Salâhiyyetsizliği ve Kanuna İtaat Mecburiyeti
Eski Türk devletlerinde, özellikle Osmanlı Devletinde hukukun üstünlüğü örnekler ile anlatılıyor. Zaten hukukun üstünlüğü olmasa bir devlet 623 sene yaşayamaz.
* Padişahın Zahiri Saltanatına Mukabil Bütün Salâhiyyetlerin Hükümette Toplanması
Osmanlı Devleti yönetiminde Sadrazamın yani başvekilin yani başbakanın bir nevi hükümet reîsi olduğu ve aldığı kararlar ile hem padişaha hem de millete karşı sorumlu olduğu yabancı kaynakların da anlatımıyla izah ediliyor.
* Halkın Padişahı ve Hükümeti Tenkit Hakkı ve Vasıtaları
Camiler, kahvehaneler ve Karagöz oyunlarında halkın yönetimi nasıl eleştirebildiğini ve bu eleştirileri ile nasıl sonuç aldıklarını yine yabancı kaynakların anlatımı ile izah ediliyor.
* Maliyenin İstiklali, Padişahların Müdahaleden Memnuiyyeti (Yasaklanması) ve Kendi El İşleriyle Geçinmek Mecburiyeti
Çok önemli olan bu bölümde Pâdişâhların vergi paraları ile sadece millete harcama yapabildiği, Cami dahi yaptıramadığı yani böyle bir yetkisi bulunmadığı ve pâdişâhların hazineden aylık almadıkları ve geçimlerini kendi el sanatları veya meyve bahçelerinin ürün satışları ile karşıladıkları yabancı kaynaklar ile izah ediliyor.
* Divan'ın Salâhiyyetleri ve Bütün Halkın Daimi Müracaat Hakkı
Devlet işleri ve yüksek merci olarak da adalet işleri için Dîvân haftada dört gün cumartesi, pazar, pazartesi ve salı toplanır. Ve buraya müracaatı halk her zaman yapabilir. Ve burada dava o kadar hızlı görülür ki ya aynı gün içinde ya da karışık durumlarda en fazla dört beş gün içinde sonuçlandırılır. Avukat, noter ve mahkeme masrafı da söz konusu değildir. Hızlıca adalet dağıtılır. Tabi bunları yine bizim atalarımız değil yabancı kaynaklar bize anlatıyor.
* İlmiyye Nüfuz ve Kudretinin Saltanattan Üstünlüğü ve Hal'etme Salâhiyyeti
Yargının yürütmeye olan üstünlüğünün Osmanlı'da nasıl uygulandığı yine yabancı kaynakların verilmesi ile izah ediliyor.
* Halkın Mutlak Mülkiyet Hakkı
Osmanlı döneminde yerli - yabancı fark etmeksizin tüm halkın mülkiyet hakkının dokunulmazlığı yaşanmış örnekler ile izah ediliyor.
* Muhtelif Hürriyetlerle Masûniyyetler (Korunmuş Olma)
Selçuklu ve Osmanlı Devleti dönemlerinde Türk adaletinin ve vicdan hürriyetinin Sırp halk türkülerine bile konu olduğunu biliyor muydunuz?
* Tefrik-i Kuvva Esası (Kuvvetler Ayrılığı)
Eski Türk devletlerinde kuvvetler ayrılığı prensibinin uygulandığı yine yabancı kaynaklar ile izah ediliyor.
* A'yan Denilen Milletvekillleri ve Muhtelif Seçimler
Birinci Abdülhamid döneminde 1786 yılında kaldırılan A'yanlık yani her şehir ve kasaba da bulunan "Ahâlî Vekili" müessesesinin önemi anlatılıyor.
Tarihe ilgisi olan tüm okurlara kitabı tavsiye ediyorum.
Herkese faydalı okumalar dilerim.