·94 syf.····Okunma: 10 Nisan 2025 23:00 ⓘ Sürprizbozan cümleler içerir.
Kitabın adının "Udi" olması yerinde bir karar mıydı diye düşündüm çünkü bir an için aşk hayatı ön plana çıkacak diye endişe duydum. Öyle olmadı neyse ki.
Fatma Aliye'nin kalemi bilemiyorum bazı noktalarda sönük kaldı bazı noktalarda beni çileden çıkardı. Şöyle ki ölüm haberlerini pat diye söylüyordu hep. Neye uğradığımı şaşırıyordum.
Kitabın içeriğine dönecek olursak. Gerçek bir hikayeymiş. Bedia yazdırmış hikayesini Fatma Aliye'ye. Tamamen üzücü bir hikayesi varmış Bedia'nın. Babasını kaybediyor, dahasında annesini kaybediyor. Evleniyor kocasının ihanetine maruz kalıyor. Kocasını içten içe severken bu ihaneti kaldıramayıp ondan uzaklaşmak istiyor bu sefer o ölüyor. Yanında sadece abisi kalıyor ne güzel yaşarlar diye düşünüyoruz abisi de göçüp gidiyor. Bu üst üste ölümleri en son Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'ta okudum ve kendime gelemedim. Şimdi de aynısı; gelemiyorum kendime. Mutlu son istedikçe işler kötüye gidiyor. Elbette ölüm Allah'ın emri. O yüzden ölümün de hayırlısını dilemek lazım geliyor.
Sıradan bir Ud yani ne ki diyecekseniz demeyin... Gerçekten bu kitapta onu yalnız bırakmayan, ondan ayrılmayan ayrılmak zorunda kalmayan bir tek ud'u vardı...