Kahramanımız Stavros,babası tarafından terk edilmiş,annesi ve ablasına çok düşkün Türk asıllı bir çocuk. Ablasının esir tüccarlarının eline düşmesi ve annesinin de ortadan kaybolmasıyla Stavros’un hayat yolculuğu başlıyor. En sevdiği iki kadını kaybeden Stavros, Romanya’dan başlayıp,İstanbul,Kahire,Şam ve Beyrut’ta ailesinin izlerini arıyor. Ailesine kavuşup kavuşmadığını söylemiyorum ama hayata ve dostluğa dair tüm hakikatleri buluyor bu uzun yolculuğunda…
Gerçekçiliğiyle yüreğime işleyen,çok güzel bir romandı. Benim gibi klasik seven herkesin muhakkak okumasını tavsiye ederim,asla pişman olmayacaksınız.