Gernard,41 yaşında,felsefe doktoralı olduğu halde iş bulamadığından bir çamaşırhanede müdürlük yapan melankolik bir adam. İşindeki mutsuzluğu ve tekdüzeliği,onu gerçeklerden uzaklaşmaya itiyor. Muhteşem bir gözlem yeteneği olan Gernard,çevresinde yaşanan hayatlara ve onların ayrıntılarına takılarak kendince bir ruhsal çıkış bulmaya çalışıyor. Uzun süredir birlikte olduğu kız arkadaşının çocuk istemesiyle hayatı ve hayata olan bakış açısı geri dönülmez bir şekilde değişiyor…
Tesadüfen tanıştığım ve bu zamana kadar tanışmadığım için üzüldüğüm bir romandı benim için. Bir türlü aidiyet kuramadığı hayatı ve her şeye rağmen,enteresan bir şekilde hayatı anlamlı kılma çabasıyla,içsel sohbetleriyle Gernard çok sevdiğim roman karakterlerden biri benim için artık.
Eğer “Aylak Adam” “Yabancı” gibi eserleri sevdiyseniz bu romanı da kesinlikle seversiniz.