Ayfer Tunç’un güçlü kalemi ile akıcı ve duygu dolu olan bu romanını elimden bırakamadan okudum.
Hatta bir sürü başka bir kitap okumamaya karar verdim . Kapak kızı romanındaki Şebnem‘in tüm hayatını, tramvalarını, ilk ve tek aşkını, yaşama tutunma arayışını bir de Şebnemle ağzından dinliyoruz bu romanda. Çekirdek Ailesi’nin babasının iş yerinde geçirdiği ve kolunun kopmasına , yüzünde kalıcı yaralar oluşmasına sebep olan bir kaza sonucu yok oluşuna şahitlik ediyor Şebnem. Annesi de Şebnem gibi çok güzel bir kadın ve maalesef babasına annesi tarafından pek kabul görmüyor. Babasının sonu ekonomik bir sıkıntı da beraberinde geliyor. Şemnem ilk travması annesinin amcası ile olan ilişkisine şahitliği. Babasının kazadan sonra girdiği ruhsal bunalım ve ekonomik sıkıntı annesinin amcası ve daha sonra başka erkeklerle birlikte olması babasının annesini feci şekilde dövmesi annesini evden ayrılmasına sebep oluyor. Ve bundan sonra Şebnem babaannesine gidiyor ve oradan da yatılı okul süreci başlar. İlk aşkı Ali’yle tanışır Ali de bir başkasının peşinden Paris’e gider ve Şebnem tekrar yalnız kalır. Hayatı zincirleme bir kaza gibi yaşar Şebnem. Bir erkek dergisine poz vererek herkesten intikamını almaya çalışır onları üzmek ister. Sonun başlangıcı gibi olur bu olay. Gün ile burada tanışır. Gün ona hem Ablalık hem arkadaşlık yapar. Ali’den sonra hayatında önem verdiği tek kişidir gün. Maalesef o da kanserden ölür. Ve günün birinde hayatına Osman girer Osman ona gerçekten aşık olmuştur ama o Osman’a aşık değildir sadece onu sever. Daha sonra onların hayatına Osman’ın erkek kardeşi Theo girer teo cikarci açgözlü bir kişiliktir. Teun Nişanlısının dayısı uluç müdür vardır emniyet müdürüdür fakat o da rezil kişilikli rüşvetçi İstanbul’u parmağında oynatan pis bir adamdır. Şebnem’in dergideki resmini biliyordur. Onunla birlikte olmak ister ve bunu teo‘ya söyler. Sebnem kabul etmek istemese de tehditlerle oruç müdürü ile birlikte olur. Uluç müdür devamını getirmek ister. Osman bunları bilmesine rağmen sesini çıkarmaz çünkü teo Osman’a yüklü bir miktarda para verir. Osman korkak bir kişiliktir. Şebnem’i en çok yıkan da boğulur. O artık hayattan ümidini kesmiştir. Hem Uluç müdürü hem de Teoman’ı batırmak için bir plan kurar. Uluç müdürü evine çağırır. Fakat odaya kamera yerleştirir uluç müdür o gün dizilerde yeni yeni oynamaya başlayan bir erkek oyuncuyu da çağırır. Üçü sabaha kadar sevişirler. Şebnem çektiği bu görüntüleri ülkenin en güçlü 20 kişisine gönderir. Ona korkusuz bir akrabası olan gazeteci Selda yardım eder. Artık ölmek ya da yaşamak onun için fark etmez. Çünkü yaşam anlamını yitirmiştir. Ve bir gün tesadüf eseri bir partide gördüğü eski aşkı Ali’nin evini Öğrenir ve bu olaydan sonra onun evine sığınır. Yaşımı kalan yerden yaşamaya başlarlar.