Puan vermedi·311 syf.····Okunma: 11 Nisan 2025 22:51 Herkese merhabalar, bugün elimde, kalbimin tam ortasına dokunan bir kitap var: Kahire'den Filistin'e uzanan bir mücadeleyi anlatan Kahire'de Aşk'la geldim size. İsmine aldanıp bir aşk hikayesi okutacağımı düşünürken kitap çok daha fazlasıyla kucakladı beni. Hüzünle, sevdayla, umutla yoğrulmuş bir coğrafyanın hikâyesiydi okuduğum. Sadece haritada bir yer değil; insanın içinin tam orta yerinde, yorgun ama dimdik duran bir direnişin hikâyesi. Kitap boyunca acının anlatıldığı satırları okurken oldukça zorlandım. Baharın bile hüzünle çiçeklendiği, kuşların cıvıltısının sustuğu, ama yine de içindeki umudunu kaybetmeyen Kahire'den kalkıp gelen Yasin'i, Songül'ü, Nida'yı, Naime'yi okurken Filistin için can veren isimlere de tanık oluyoruz. Kitap, Filistin’in hem kırık kalbi hem de hiç sönmeyen ışığı ile sayfalar arasında yürürken sanki bir ağıtla bir dua arasında gidip geldiğinizi hissediyorsunuz.
“Savaş değil, barış kazanıyor” diyor kitabın son sayfasında… Ve bu cümle, dünyanın her yerinde ezilen, yitirilen, yok sayılan ne varsa hepsine bir selam gibi dokunuyor. Zira bu mücadele sadece Filistin’in değil; sevgiyi, adaleti, umudu savunan herkesin mücadelesi aslında.
Ve en çok da şu satır kalıyor içimde:
“Nefret değil, sevgi kazanıyor!”
Ne kadar da unutmaya meyilliyiz değil mi bu hakikati? Oysa ki tam da şimdi, tam da bu zamanda buna ihtiyacımız var. Sevmeye, anlamaya, yanında olmaya…
Kahire'den Filistin'e uzanan mücadele de bir yakarış, bir sesleniş, bir çağrı kucaklıyor bizi. Okuması güç bir kitap, yazım dilinin yalınlığına inat duygusal olarak yıkım yaratıyor içinizde. Kitapla kalın dostlar.