Gönderi

Doğru Zaman, Doğru Kitap
7/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
Bu kitap bana çok doğru bir zamanda gelen, oldukça kıymetli bir hediyeydi. Hiç durmadan kendimi sorguluyor, hayatta yolumu nasıl çizmek istediğime karar vermeye çalışıyordum. Okuyor, araştırıyor neler yapabileceğimi görmek istiyordum. Bir yandan “seçilmek” için sınavlara çalışmanız gerekirken inanın karar vermek hiç kolay değil. Bu konuyu ertelemek de istemiyordum çünkü ertelemenin bir hastalık olduğuna inananlardandım. Üstelik bu basit bir konu da değildi, yolumdu, hayatımdı, ömrümü adayacağım meslekti. Her insanın hayalleri vardır, ama benim çok fazla hayalim vardı ve hepsi de birbirinden bağımsızdı. Önümde çeşitli yol ayrımları vardı ve birini seçtiğimde aklım,kalbim diğerinde kalacaktı.Tüm yollardan aynı anda geçmemse mümkün değildi. Sonra, yeni yaşımda bir arkadaşım tarafından hediye edildi bu kitap bana. Okuduktan sonraki etkisini tahmin edebilseydim, muhtemelen arkadaşım sarılmamdan kendini kurtaramazdı. Toylukla tecrübenin, dinginlikle heyecanın, sabırla telaşın harmanlandığı satırlara rastlayacağınız bu kitapta, adından da tahmin edileceği gibi 20 yaşlarına mektup yazmış insanlar. Bilinen geçmiş zamanla kurduğum bütün cümleleri, şimdiki zamana uyarlayalım. Bu kitabı okudum hepsi geçti değil, öyle değil... Aksine beni daha çok düşündürdü, kendimi daha çok sorguladım. Çünkü Sokrates’in de dediği gibi “Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez”di ve ben bu durumdan huzursuzluk duyacağıma mutlu olmalıydım. Kitap bana yalnız olmadığımı hissettirmişti. Bu dünyada bir iz bırakmadan gitmek istemeyen yalnızca ben değildim, ve hiçbir zaman da tek olmayacaktım. Yurt odasında dünyadaki tüm çaresizlerin kendinden yardım istediğini düşünüp, gözyaşı döken Barış; Hisli, pek hisli, kırılgan, duygularını yoğun yaşayan Nermin; şimdikinden daha güzel günlerin geleceğine inanan Gülseren... Evet yalnız değildim. Ve mutluluğun yolun sonunda olmadığını, yolun kendisi olduğunu öğrenmiştim sonunda. Seçenekler arasında boğulduğum için kendimi üzmeyecektim, aksine yaşamı ciddiye alıyordum işte! Nazım Hikmet’in dediği gibi, yetmişimde bile zeytin dikecektim. Zira “keşke birden fazla hayatım olsaydı, her birini başka bi hayalime adardım,” gibi anlamsız hayıflanmalara mahal vermeyecek, ne kadar olduğunu bilmediğim ömrüme sığdırabildiğim kadar güzellik katmaya çalışacaktım artık. Yazıma sonuna kadar katlanan olursa affına sığınıyorum bu kadar uzattığım için ama kitabın benim için önemini başka türlü ifade edemezdim. Kendinizden bir şeyler bulmak için bütün bi kitabın her sayfasına hayran olmanıza gerek yok bunun için birkaç satır yeterli gelecektir. Kendini bulma yolunda çabalayanlara ve yalnız olmadığını bilmek isteyenlere bu kitabı okumalarını tavsiye ederim. Saygılar...
20 Yaşıma MektupKolektif · Doğan Kitap · 20191,632 okunma
··
2 +1'leme
·
3.269 Gösterim
6 Yorum
O kadar güzel yazmışsınız ki değil kitabı kitabın incelemesini okurken bile çok etkilendim... Kaleminize, yüreğinize sağlık
Kitapla ilgili tereddütlerim vardı bu yorumdan sonra ilk fırsatta alacağım, mükemmel bir yorum olmuş 🥰🥰
kendimi gördüğüm bir yazı oldu elinize sağlık
Nihan Ünsal
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim
20.yaşım gitmeden alıp okuyasım geldi ☺
Neden yedi puan verdiniz
Reklam
Çok güzel ifade etmişsiniz..
Nihan Ünsal
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim..
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.