İnsan, din(!) ve güç üzerine bir başyapıt
Puan vermedi·559 syf.··
2025 63. kitabı
Din, ahlak, felsefe… Bir arada ve toplumda ‘silik’ olan karakterlerle bu kadar güzel izahı edilebilir miydi? Bilmiyorum. Kamburumuz, doğar doğmaz toplumun estetik zeminlerinde ciddi sorun oluşturduğu için dışlanmış, kiliseye bırakılan çocuk dönemin dogmatik inançlarının sonucu olarak; nefret edilmiş, yakılması/yok edilmesi gerektiğine hükmedilmiş. Düşünün daha doğarken ölmene göz yuman bir çevre… İkiyüzlü, adi bir adam olan papazın sırf cennet için evlat edindiği, sevmeyi aklına bile getirmediği bir hayat. Toplumun ise sadece görünüşünden dolayı dışladığı bir karakteri hayal edin. Tüm bunlara rağmen yaşayan ve kendi içinde mutlu olan bir birey. Cezalandırıldığı bir gün yüzüne bile bakamayacak kadar tiksindiği halde ona su veren Esmeralda’ya hayatını adayan bir ruh. Estetik standartların toplumun dinamiğindeki yerini bir de şöyle görelim; Bir subay düşünün, karaktersiz, kadın düşkünü, bir gün önce seni seviyorum, sana tapıyorum deyip ertesi gün bu insanı unutan ve başka kadına aynı yalanları sıralayan bir subay. Yakışıklı olması toplum nezdinde yeterli olan aşağılık bir ruh. Genç kızın hakkında tek bir şey bile bilmediği halde görünüşüne, üniformasına tutulduğu içi çürümüş bir karakter. Bir filozof/yazar düşünün hayatının en önemli anlarından birinde onu ölümden kurtaran genç kızı ölüme yollayan… Bir kral düşünün hayatlarınız iki dudağı arasından çıkacak bir çift lafa bakan. Siyaset ve güç ile kafayı bozmuş, vicdan namına ne varsa içinden çıkıp gitmiş. Dini yapıyı düşünün; siyaset ve güç üzerine olan, maneviyattan bihaber. Körleşmiş ve topluma son bir kaç bin yılda adapte olduğu için temelde kendini yönetici ile rakip gören, gücünü Tanrıdan aldığını iddia eden. Ahlak yasalarını topluma yayılırken kullanıp, güç sahibi olunca eleştirdiği eski güce dönüşen… Her anlamda içi çürümüş, cahil bırakılmış bir halk. Bilimden habersiz, tek derdi günlük geçim ve acılarını unutmak için eğlenmek isteyen( idam, linçler, tiyatro, halk eğlenceleri vs) Böyle bir ortamı resmeden dahi bir yazarımız temiz olan iki ruhu maddi alemde kavuşturur. Zira genç kız gözleri kör vicdanı sağlam biridir. Ama bu kahramanımızdan tiksinmesine engel değildir. Kamburumuz ise sevilmeyi değil köle olmayı benimsemiştir zira sevilmeyi geçtim bu durumu düşünmek bile aklına gelmemiştir. Ölü bir bedene sarılıp ölümü bekleyen kamburumuzun düşünce ve duygu dünyasını hayal edin. İğrenç bir toplumsal düzene rağmen, sevginin gücünü düşünün. Bir de modern zamanları hayal edin. İnsan manevi açıdan güçlüydü bir zamanlar diyebileceğimiz bir kitaptan bahsediyoruz. Şimdi de gerçekten öyle mi? Öte yandan işin din ve siyaset boyutu aradan geçen zaman ve tarihi derslere rağmen geri kalan toplumlarda hala aynı şekilde devam ediyor.
Alıntı
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
·
581 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.