·96 syf.····Okunma: 12 Nisan 2025 12:14 Kitapta 90 yaşındaki bir adamın iç dünyasının derin bir şekilde betimlendiği görülüyor. Kelimelerin seçimi, olay örgüsü gayet ustaca ve yerli yerinde. Ama konu bir kadını çok da sarıp sarmalayacak nitelikte değil. Çünkü daha çok yaşlı bir erkeğin bakış açısı ve bencil düşünceleri aktarılmış. Kadınlar ikinci ve üçüncü planda. Hatta hesaba bile alınmıyor. Ezik, muhtaç, korunmasız ve tüm bunlara rağmen 14-15 yaşındaki bir kızın 90 yaşındaki adama aşık olacak kadar çaresiz olduğu resmediliyor kitapta. Kadının dünyası hiç irdelenmeden. Erkeğin yaşlılığa karşı hezeyanı sık sık dile getirilerek ve kendisine acıması okurun gözüne sokularak.
Başarılı bir roman denebilir, edebi açıdan… Ama karakterlerin işlenişi değerlendirildiğinde sadece adamın gözünden düşünüyoruz her şeyi. Yaşlılık ve insanın hayat karşısındaki yorgunluğu ana tema. Ama aşık olmak için de genelev patroniçesinin eline düşen masum ve bakire bir kızı seçmesi, ancak onun zavallılığı ve çaresizliğini, kendi çaresizliğine eklemleyerek mutlu olabilmesi sası bir tat bırakıyor insanın zihninde.
Usta bir kalem, okunabilir.