Merhaba arkadaşlar...
...
Yürek Söken'de sözcüklerin ardındaki yıkıcılık vardır; çünkü Vian'ın engel tanımayan dili zengindir... Döneminde, bence John Fante gibi anlaşılamayan yazarlardan biridir Boris Vian... Yapıtlarının çoğu da zaten ölümünden sonra yayınlandı ve tanındı...
...
Yürek Söken kitabı uzun zamandır kitaplığımdaydı... Büyük bir merakla bu hafta başı elime aldım ve az önce bitirdim... Evet, insanların utancını satın alabilir misiniz ya da utancınızı başkasının sırtına yükleyebilir misiniz?.. Yahut çocuklarınızın bir gün öleceği fikrine hazır mısınız?.. Peki çocuklarınızı dünyanın kollarına bırakabilir misiniz?.. İşte Yürek Söken bir roman gibi görünse de aslında psikolojik alt metni çok fazla olan bir kitap... Tanımadığı bir köye gelerek oradaki insanlara psikanaliz yapmak isteyen bir psikiyatrinin yaşadıklarını ve tanık olduklarını ele alıyor... Tabii hiç kimsenin psikanaliz yapılmasına izin vermemesi de bizim kahramanımızın canını sıkıyor... Yaklaşık 7 yıl kadar bir süre köyde kalan kahramanımız köyün bütün olaylarına vukuf olduktan sonra oradan ayrılmaya karar veriyor. Ama ayrılıyor mu yoksa başka bir yere mi geçiyor, orasını okuyucu bulacak... Felsefi ve psikanaliz anlamında insana kendi dünya görüşünü de sorgulatan Yürek Söken hem utanç fikri içerisinde yaşamanın hem de utancı bir başkasına yükleyerek yaşamanın hafifliğini ele alıyor... Acaba Tanrı gerçekten bizden ne istiyor?... Mutlaka okunması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biri oldu...
Sevgilerimle...
İyi geceler...