Puan vermedi·240 syf.··Beğendi
· #KenanGürbüz'ün kaleminden #Tanık eserini #okudumbitti.
Yazar , gazetecilik sürecisince tanık olduğu ve bizzat kendisinin yaşadığı olayları kaleme alarak tarihe edada bir not düşmüş oluyor.
Anı ve yaşanmış olayları ele alan eserler daima ilgimi çekmiştir.
Gerçek hayatların bir yansıması vardır. Acıyı , hüznü, mutluluğu, sevinci tüm duyguları bir ayna gibi bize de yaşatır bu tür eserler.
Yazar eserinde ; Düzce depreminde yaşayanlardan tutunda, ABD'nin Irak'a işgaline,
İstanbul Ankara seferini yapan Yakup Kadri Karaosmanoğlu Eksperesi Sakarya Pamukova Mekece yakınlarında 41 kişinin yaşamını kaybetti tren kazasına, Afganistan ve oradaki mülteci kamplanındaki yaşayan insanların hayatlarına, Somali'deki hayatlara, Gazze yolunda sefere çıkan Kanada gemisinin Yunanistan devletinin müdahalesi ve aktivistlerin mücadelelerine, Libya Savaşı'nda kurtarılan Türklerin Marmaris'e getirme süreçlerine kadar olan duruma, Van'daki yaşanan depreminde yaşananlara , Muğla'nın Merkez ilçesine bağlı Özlüce köyünde başlayan orman yangını ve buradan mücadele eden Alev savaşçılarına, Suriye savaşından kaçan mültecilerin umuda yolculuklarında kaybolan hayatlara ve ayda bebeğin ve ailesinin durumlarına, Sudan ve Kenya’daki yaşamları da içine alan birçok olayı en ince ve siz şekilde okuyucu aktarıyor.
Eserden bazı önemli bulduğum notları da eklemek istedim.
️İşgal hemen hemen üç ayını doldurmuşken Firdevs Meydanı olayı patlak vermişti. 9 Nisan 2003 tarihinde Başkent Bağdat'ın Firdevs meydanında dikili Saddam Hüseyin heykeli, ABD ordusuna ait ağır ekipmanlarla devirmişti. az sayıdaki ıraklının Sevinç gösterileri arasında tahrip edilen heykelin baş kısmı kesilerek yerlerde yuvarlanmıştı. bu olaylar Saddam rejiminin düştüğünü simgelemekteydi.
Savaş, 2003 Aralık ayında 8 ay kaçtıktan sonra Tiflik’te bir sığınakta yakalanan Saddam Hüseyin'in 30 Aralık 2006 tarihinde idam edilmesi ile devam etti. Sayfa 43
4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde Amerikan askerleri tarafından Türk özel Kuvvetleri bürosuna baskın yapılmış 11 Türk askeri başlarına çuval geçirilip kelepçelenerek esir alınmıştı.
1 Mart tezkeresini Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde reddedilen 3 ay sonra 4 Temmuz 2003'te tetiğe basılmış Soğuk savaş yıllarında olduğu gibi ABD'ye taşeronluk yapmayan ve hizadan çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılan operasyon ile Türk askerinin başına çuval geçirilmişti. Sayfa 50
‘’ Çok küçük yaştaki çocukların evlendirilmesi ya da satılması; Yoksulluk, kuraklık ve işsizlik gibi sağır ve karmaşık sosyal problemlerin bir parçasıdır.’’ Sayfa 86
ABD'nin Afganistan operasyonu sonrasında yüzlerce çocuğun bombalı saldırılarda öldüğünü kaydeden yetkililer Taliban savcılarında da çok sayıda çocuğun Hayatını kaybettiğini işaret ediyor. Toplam 11 milyon çocuk nüfusunun %95'ini Savaş travması nedeniyle tedaviye muhtaç olduğu kaydedildi. Sayfa 90
️Onları gözlemlerken ülkemizde boşa akan kaynaklar ve yaşanan su israfı aklıma geldi. Hatta Ege'de yol boyunca dinlenme tesislerinin önünde araçları serinletmek için yukarıdan akıtılan ve boşa akıp giden suları hatırlayınca bir kez daha üzüldüm.
Ülke insanı olarak sahip olduğumuz nimetlerin kıymetini bilmediğimiz için Belki biz de gelecekte benzer sıkıntıları yaşayacaktık.
Allah korusun! Sayfa 103
️Yemek dağıtımını yapan genç bir gönüllü, yaşanan sıkışıklığını da etkisiyle içinde bulgur pilavı bulunan tepsiyi elinden düşürdü . Bulgur pilavı etrafa saçıldı. Biz de ne olduğunu anlamaya çalışırken yemek sırası bekleyen onlarca çocuk , çölün sıcak kumlarından bulgur tanelerini elleriyle tek tek topladı ve yedi.
Aman Allah'ım!
Tarif edilemez duygular ile bu manzarayı seyrederken bir taraftan da aklıma bizim çocuklarımızın sofrada gösterdikleri şımarıklıklar geldi. Yemeğini beğenmeyen, bulgur pilavı yapan babaannesine kızan, Sebze yemeyen , yemek Seçen şımarık çocuklarımız; Tabaklarda bitirilmeden bırakılan ve çöpe attığımız yemekler…
Dünyanın bir başka bölgesinde çöl kumlarına karışan bulgur tanelerini yerde bir tane bırakmadan tek tek toplayıp yiyen çocuklar… Sayfa 115
BİR YER VAR : GAZZE
Bir yer var gecenin karanlığını,
günlerdir bombalarla aydınlandığı,
Bir dünya var sadece insan olmanın yetmediği ,
Güçlünün güçsüze hükmettiği,
Bir yer var, çocukların nicedir çocukluklarını unuttuğu ,
Bir yanda,
Yaşadıkları kabusa bir türlü anlam veremeyen masum çocuklar,
Bir yanda sızlamayı bilmeyen vicdanlar…
Duyduklarını duymazdan, gördüklerini görmezden gelen,
Sağır ve kör olmuş bir dünya.
Neyin bedeli yaşanan bunca acı?
Ne zaman dinecek bu gözyaşı?
Kabuslarla uyumak mıdır zor olan,
Kabuslara uyanmak mı?
Bizlerin izlemeye yüreğimizin el vermediği görüntüleri,
Onların çocuk kalpleri yaşamaya nasıl dayanır?
Yıkılan evlerinin altında kalan kitaplarını toplamaya çalışan,
Kalan bir parça umudunu kitaplara bağlayan güzel yürekli çocuklar…
Bizler ne zaman öğreneceğiz kardeşçe bir dünyada yaşamayı?
Hepimizin ortak paydaşının insan olmak olduğunu?
Ne zaman anlayacağız?
Gülhan Gürbüz Sayfa 144
#KitapAşktır #kitapalıntıları #kitapokumakgüzeldir #okuyorum #roman #Kitap #Edebiyat #kitaptavsiyesi #kitapönerisi #kitapkurdu #Türkiye #Van #Duzce #Deprem #Yangın #ABD #İşgal #Irak #Filistin #Gazze #Soykırım #Afganistan #Somali #Kenya #Sudan #Suriye #Libya
Çınaraltı Yayınları @cinaraltiyayinlari @kenan_gurbuz