9/10
·415 syf.··
Beğendi
·
2024 98. kitabı
Türk Edebiyatını okumaya başladığım zaman bu kitap benim için zirveydi. Tabi sonrasında Yaşar Kemaller, Sabahattin Aliler, Hüseyin Rahmiler ...vs çeşitli büyük ustaları okudum ve Huzur un etkisi silikleşmeye başladı. Ancak tekrardan okuduğumda tekrardan benim için zirvede yerini aldı. Kitap Tanpınar'ın ilk romaniymis çok ilginç bir bilgi bu benim için, çünkü aynı zamanda en iyi kitabı. Huzur'dan sonra Suat'ın Mektubu, Mahur Beste yi okudum şimdi Aydaki Kadin var elimde onu da okuyacağım, şiirlerini okumuştum zaten. Hala açık ara farkla Huzur kendisinin en iyi kitabı kanımca. Öncelikle Tanpınar dili diye bir kavram var benim için. Benim için diyorum çünkü bütün yazarlar güzel bir Türkçe, güzel bir dil kullanıyor ne var ki benim günlük konuşmama etki eden sadece Tanpınar okuduğum zaman oluyor. Betimlemeleri zevkle okuyorum, her cümleyi ayrı bir hazla okuyorum. Üslup konunun önüne geçmeden harmanlanarak bir şölen sunuyor bana. Karakterlere tek tek kısaca yer vereceğim. Yazar hep bir çatışma içinde zıt kavramları birleştiriyor ve bu ikilik hem bizi hem medeniyetimizi oluştururken kendi kimliğimizi kaybetmememiz konusunda da ısrarcı. Medeniyet konusunda değindiği konular ve içerik üzerine zaten akademide tezler, makaleler havada uçuşuyor. Ben şimdi okur olarak kendi analizimi yapmak istiyorum. Mümtaz, canım Mümtaz. Kendisi ile özdeşleştiği ile ilgili yazılar okudum tabi ne kadar doğru bilmiyorum. Mümtaz yazarın gözünde aslında hayal adamı. Doğu ile simgelenen Mümtaz entelektüel, hisli, musiki hayranı, duygu adamı. Harekete geçme konusunda geç kalması ona neye mal oldu biliyoruz. Özellikle İhsan in fikir adamı ol dediği yerde de aslında Mümtazin duygu adamı olduğunu söylüyor bize Tanpınar. Mümtazı çok seviyorum. Gerçek dışı bir aşk duygusu ile 20li yaşlarımın başında beni kandırdı:(( Ama Mümtaz bu aşka da kendine de inanıyor. Bu saf inanç onu gözümüzde çok kıymetli yapsa da aksiyon adamı olmadigi için ortaya bir şey koyamıyor. Mümtaz olsun sen hala benim üzümlü kekimsin Nuran, Nuran, Nuran... Kitapta kendi kaderi üzerinde bu kadar az etkiye sahip olup da dönemin toplum yapısı göz önüne alındığında da bu kadar güçlü karakter olmaz diyor insan. Dul bir kadın olarak Mümtaz in aşkında kaybolsa da kendi gerçeğini bulmada hızlı davranıyor Nuran. Aslında Suat olayından sonra Mümtaz dan öylece vazgeçmesi beni hep üzüyor, çünkü Mümtaz in aşkı ne kadar gerçekse, Nuran da o kadar realist diyeyim. Bazen de Nuran in ne istediğini bilmediğini ve sosyal yapının kendi yerine karar vermesine izin verdiğini düşünüyorum ki kadınlar olarak hangimiz yapmıyor bunu (Furugcum seni tenzih ediyorum:)) Ve Suat.. İlginç şekilde sevdiğim Suat. Kitapta Mümtaz için tamamlayıcı unsur olan bir antogonist olan Suat Mümtaz in tam zittidir. Sevgiye inanmaz tensel zevk peşinde koşar, söyleme değil yapma adamıdır. Aksiyona karşı duraganlikta aksiyondur Suat. Varoluş sancılari ile Aylak Adam, Bulanti ve Tutunamayanımızdır bizim. Zaten kendisine ayrı bir kitap yazılmasi da Suat in derinliği açısından bize ipucu veriyor. Suatin Mektubunda hep ona hak verirken görüyorum kendimi. Önce bunu niye yapıyor neden Mumtazin evi diye Suat a kızarken aslında bu kötülük çok anlaşılır bir durum oldu benim için ve Suat bizim realizmimiz oldu birden. Mümtaz nasil idealist ise Suat da o kadar realist aslında. Her ne kadar Mümtaz Nuran in kendisini tamamlayacagini düşünse de onun tamamlayıcısı Suatti. Yine bu inceleme değil yorum oldu. Söyleyecek çok şeyim var Huzur için ama söyleyemem:))
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
·
120 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.