Gönderi

Ebedi bir dostluk hayali mi….
10/10
·451 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2025 14:07
...daima yolun başındayız, mutluluk tepeye ulaşmakta değil, oraya çıkan yolda, hâlâ tırmanıyor olmanın sevincini yaşamakta. Ama siz anlamazsınız, anlayamazsanız, anlamak için yaşamak lazim... Her şey size bir umut verir, her şeyin hayalini kurarsınız, hudutsuz hülyalar vaktidir bu: Bacaklariniz öyle güçlüdür ki, en Çetin yollar gözünüze kısa görünür; zafer iştahınız öyle kabarmıştır ki ilk küçük başarılar ağzınıza leziz bir tat verir. Tutkunuzu doyurabilmek gibi bir şölen var mı! Varmak üzeresinizdir, her tarafınız yara bere olsa ne çıkar! Ve sonra hedefe ulaşırsınız. Zirveyi fethettiniz, artık mesele onu elde tutmaktır. İşkence iste o zaman başlar, o büyük coşkunun suyu kurumuştur, yetersiz, özünde acı görünür göze, verdiğiniz mücadeleye değmiştir. Artık öğrenilecek bir bilinmezlik, hissedilecek yeni bir duygu kalmamıştır. Kibriniz önünüzden payına düşeni almıştır, en büyük eserlerinizi verdiğinizi bilir, daima güçlü sevinçler getirmediğine şaşarsınız. İşte o andan itibaren ufukta bir sey kalmaz, sizi oraya çağıran yeni hiçbir umut yoktur. Yine de tutunursunuz, bitirmek istemezsiniz, ihtiyarlarin aşkta ısrar ettiği gibi acı içinde, utanç içinde ısrar edersiniz... Ah insanın son şaheserinin karşısında asılacak cesareti ve haysiyeti olmalıydı! syf.232 Ah be! Ne romandı demek istiyorum bağıra çağıra. İnanılmazdı ya. Ruhumu bıraktım satırların arasına. Okumayı düşünen varsa hemen başlasın bence. Kitabın baş kahramanı, Claude Lantier, 'Paris'in gecelerine meftun, sokakları arşınlamayı seven genç bir ressamdır. Christine ile tuhaf karşılaşmaları sonrası başlar olaylar. Claude, kızın resmini çizmek için ondan izin isterken bulur kendini. Her kabul, bir boyun eğiş güzel Christine. Canım Christine... 'Vasat bir eser meydana getirmektense, o eseri yok etme'nin gerekliligine inanan Claude, canla başla çalışır bu tabloyu bir 'şaheser’e dönüştürebilmek için. O dönemlerde, Fransa'da başarı elde etmek isteyen tüm sanatçılar için 'Paris Salonu'nda yer almak çok önemlidir. Salonda sergilenen eserlerin kraliyet tarafindan da beğenildiğine inanılırdı. Dolayısıyla Claude'nin da amacı şaheserinin burada sergilendiğini görmek ve herkes tarafindan alkışlanmaktır. Tablosu kıkırtılar, fısıltılar eşliğinde reddedilir. Gülünçtür. Reddedilenlerin tepkisi sonucunda, 'Reddedilenler Salonu'nun açılması halkın 'iradesi'nin galip geldiğinin güçlü bir göstergesidir. Aynı zamanda reddedilenlere de 'umut' kapısıdır. Emile Zola, karakterleriyle, onların iç dünyasındaki çalkantılarla bizi o dönemin karanlığına ve aydınlığına davet ediyor. Sanatta-edebiyatta yılgınlıkların, romantikliğin realistliği örtüşü ve yeniden açığa çıkarışına bizzat tanık oluyoruz. Emile Zola'dan ilk okuduğum kitap Germinal'di. Onu da beğenmiştim. Fakat Şaheser kesinlikle bir başyapıt Can-ı gönülden tavsive etmek isterim.
Edebiyat
ŞaheserEmile Zola · İletişim Yayınları · 202459 okunma
·
609 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.