Gönderi

10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Gogol'un bu kısacık ama etkileyici öyküsünde dokuzuncu dereceden bir memur olan Akakiy Akakiyeviç'in kısa hayat öyküsünü okuruz. Anlatıcının dili o kadar samimi ve rahattır ki kitabı okurken sanki karşımda konuşmasını dinlemekten keyif aldığım birinden ilginç bir öyküyü dinler gibi hissettim. Yazarın hiciv türünde yazdığı bu eserde devlet dairelerinde çalışan memurların espirili bir dille bolca eleştirildiğini görürüz. Bu dairelerden birinde çalışan Akakiy Akakiyeviç ilginç bir adamdır. Doğumundan, isimini almasına ve dokuzuncu dereceden memur olmasına kadar çok garip ama bir o kadar sıradan, kimseye zararı dokunmayan, evden işe, işten eve giden kendi halinde bir kişi olarak tasvir edilir. Bir gün yırtık pırtık her yeri yamalı paltosunun bir tadilata ihtiyacı olduğunu fark eder ve en az onun kadar garip ama her yerde karşılaşabileceğimiz türden bir karakter olan terzi Pavloviç'e gider. Pavloviç dikkatli incelemeleri sonucu paltoyu kurtarmanın mümkün olmadığı ve yeni bir paltoya ihtiyacı olduğunu söyler. Bunu duyan Akakiy Akakiyeviç yıkılır. Yeni bir paltoyu nasıl alabileceğini düşünür. Bir kumbarada biriktirdiği 40 rublesine ek olarak hayatından bazı lüksleri! (Mum ışığı, çamaşırları yıkatmak, tok uyumak gibi) çıkararak, ikramiyesi ile de birleştirerek parayı denklestirir. Hayatında belki de ilk defa yaşamak dışında bir amacı olmuştur bu parayı biriktiren Akakiy Akakiyeviç'in. Uzun araştırmalar sonucunda palto için gerekli malzemeler alınır ve palto Pavloviç tarafından dikilir. Sonuç mükemmeldir. Memurumuz paltoyu giyer tam da hayal ettiği gibidir. Terzi Pavloviç ise sadece sökük diken bir terzi değil, aynı zamanda yeni bir şey ortaya çıkaran bir terzi olarak kendisiyle gurur duyar. Memurumuzun yeni paltosu dairede oldukça dikkat çeker. Herkes kutlanması gerektiğini söyler fakat memurumuz buna yanaşmaz. Bunu üzerine şube müdür yardımcısı kendisinin doğum günü olması münasebetiyle evine davet eder. Onu da reddedecek gibi olmasına rağmen davete icabet etmek durumunda kalır. Paltosunu giyip uzun zaman sonra ilk defa gece dışarıda olduğunu fark eden Akakiy Akakiyeviç mutlu hisseder. Eve vardığında ortam oldukça kalabalıktır, nasıl davranacağını bilemez. Biraz vakit geçirdikten sonra çıkmaya karar verir. Paltosunu almaya gittiğinde yerde olduğunu görür. Biraz üzülerek silkeler ve giyip çıkar. Kendi yaşadığı yere yaklaştıkça sokaklar ıssızlaşır. İçinde kötü bir şey olacakmış gibi bir his vardır. Öyle de olur. İki kişi paltosunu zorla alıp kaçarlar. Bundan sonra memurumuz gerekli kurumlara şikayette bulunmaya gider fakat bu kurumlarda çalışan kişiler tam da hicvedilecek tarzdan insanlardır. Son çare olarak gittiği "Önemli kişi" tarafından azarlanan memurumuz hastalanır ve acılar içinde can verir. Buraya kadar kitapta çürüyen bir sistemin hastalıklı yapısı tüm çıplaklığıyla yüzümüze çarpılır. Her şey o kadar olağan ve gerçektir ki... Fakat kitap son birkaç sayfasında fantastik bir yapı almaya başlar. Bir hayaletin gece yarıları sokaklarda dolaşanların paltolarını zorla aldığına dair söylentiler yayılmaya başlar. Hatta bir gün "Önemli kişi" hayaletimizle karşılaşır. Eveeet. Kısaca özet yazayım derken oldukça detaylı bir özet oldu ama bunu yapmak bana iyi geldi, hafızamı daha diri tutuyor. Kitap hakkında düşüncelerime gelecek olursak başta belirttiğim gibi Gogol oldukça samimi ve esprili bir dille yazmış öyküyü. Okurken kendi memurluğumu düşündüm. Şunu yazarken 3 aydır memurum. 9. Dereceden hem de :D. Hayatımın Akakiy Akakiyeviç'ten çok mu farklı? Yani belki bir tık iyi durumda. Ama onun gibi evden işe, işten eve hissiz, hepsi birbirinin aynısı günler geçiriyorum. Sanırım bu kitabın bana en büyük katkısı kendi hayatımı guzellestirmem gerektiğini fark ettirmesi oldu. Zira hayat çok kısa. Okuyacak olanlara keyifli okumalar. :d
PaltoNikolay Gogol · Can Yayınları · 202546,2bin okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.